28 Kasım 2016 Pazartesi

Arçelik Geri Dönüşümü Sanat ile Buluşturuyor!


“Dünyaya Saygılı, Dünyada Saygın” vizyonuna sahip Arçelik geri dönüşüm  konusunda farkındalık sağlamak amacıyla geçtiğimiz günlerde çok özel bir sergiyi hayata geçirdi ve geri dönüşümü sanat ile buluşturdu. Bu sergi ile Arçelik’in geri dönüşüm tesislerinden elde edilen malzemeler Türkiye’nin önde gelen sanatçıları ve tasarımcıları tarafından fonksiyonel sanat eserlerine dönüştürüldü.  Arçelik, bu proje ile geri dönüşüm konusunda farkındalık sağlarken, aynı zamanda tasarım konusundaki uzmanlığına da dikkat çekmiş oldu.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

23 Kasım 2016 Çarşamba

Yves Rocher Alışverişi


Geçenlerde birkaç eksiğimi almak için çok eskilerden beri müşterisi olduğum yves rocher mağazasına uğrayım dedim. Seneler önce sadece ankamall de mağazaları varken alışveriş yapardım. Sonraki yıllar da birçok yere mağaza açtılar. Benim bildiğim sadece kızılay da 3 tane mağazaları var gerçi bulvar üzerinde ki mağaza hala aktif mi bilmiyorum.

Bu markanın bir çok ürününü kullandım. Müşterilerine karşı özel indirim ve hediyelerinden dolayı da her zaman kalbimi feth etmiştir. Her doğum gününüz de mutlaka hediye verirler.  Böyle de hoş bir mağazadır.

Fiyatları da aslında uygundur ama bu aralar biraz pahalı geldi. Göz kalemleri 27 tl'di. Biraz pahalı mı bana mı öyle geldi Tabi şimdi birde doların yükselmesiyle herşeye zam gelir. Ocak ayın da yeni yıl fiyatları diye zam'lar her yerde kendini göstermeye başlar.  

Yeni zamlar gelmeden ve %30'luk bir indirim varken bende ihtiyacım olan birkaç şeyi alayım isttedim. Yine tabi firmanın hoş hediyeleri de vardı. Mesela burda ki vücut losyonu ve yeni çıkan serumları yine hediyeler arasında. Göz makyaj temizleyici ise favori ürünüm. Ondan geniş çaplı bahsetmek istiyorum. Almanız ve almamanız gereken makyaj temizleyecilerinden bahsedeceğim.

Yine tonik etkili yüz için makyaj temizleme suyu. Aslında ben temizleme suyunu beyond'dan alacaktım lakin satıcı kız övünce bir de %30 gibi bir indirim uygulanınca şans vermek istedim. Bu ürünüde deneyip sizinle paylaşaycağım.



22 Kasım 2016 Salı

Biraz kendimden bahsedeyim mi ?

Biraz kendimden bahsedeyim mi ?

Kendime hep acımasız ve sert davranırım. 

En sert eleştirileri kendime yaparım. 

Duygularımı mesala anlatmayı sevmem. Bugün kötü olaylar yaşadım ama bilinmesini pek istemem. Sadece çok yakınlarım belki.

Üzüldüm - özledim - seviyorum gibi cümleler kullanmam. Çok nadirdir söylediklerim. Gerçekten çok fazla bu duyguları hissedersem söylerim.

Arkadaşlarıma öyle seni özledim diyemem pek. Dersem gerçekten özlemişimdir.

Kelimelerin de bir dili var bence. Gereksiz kullanılmamalı. 'Özlediysen 'özledim denmeli. 'Seviyorsan' seviyorum demeli, 'Üzüldüysen' üzüldüm demeli. Öyle anlamlarını buluyorlar.

Herkesi herşeyi her zaman özlemem, sevmem, üzülmem. mıç mıç ilişkileri sevmem. 

Soğuk diyorlar bana ama tanıyınca da hep gülüyorsun diyorlar.

Çekiniyorlar, korkuyorlar ama ortama girince de kaynaksın diyorlar.

Asabisin öfkelisin diyorlar.  

Ne tepki vereceğin belli değil, ani tepkilerin var diyorlar.

Biraz da kendilerini ölçmüyorlar, hep karşı tarafı ölçüyorlar.

Belki de ben, cemalim'den çok celalini gösteren insanlardanımdır. Sert yüzü arkasın da pamuk gibi kalbi olanlardan, kim bilir,, tanıyanlara sormak lazım.

Seni tanımasam arkadaşın olmazdım diyenler de var

Tanıyınca da bırakmayanlar.

Mesela canım konuşmak istemezse kıvırmam 'sıkıldım, konuşmicam kapat telefonu' derim. 

Şahsına münhasır diyorlar. 

İnsanlardan , arkadaşlarımdan, yakın çevremde ki insanlara dair beklentiye girmem

Hele ki arkadaşlıklarım da hiç beklentim yoktur. Arkadaşlığın esas kurallarını bile beklemem. İnsan bu birgün öyle olur birgün böyle. Ondandır ki arkadaş kazığı yemedim. Çünkü arkadaşlıklarımdan beklentim yok. 

Beklentiler üzer insanı. Hep öyle birşey beklemiyordum, bana yapmaz derdim ama bana da yaptı'lar gelir ardından.

Seviyorsan aç konuş bence.

Birde beni tanıyanlara sormak lazım ne derler hakkım da. 

Yine en sert eleştirileri kendime yapmışım. İyi sözleri söyleme hakkını karşı tarafa vermişim. Ama insan ya bu, kendini eleştirdiğini görünce yüklenirler üstüne başlarlar evet şöylesin böylesin demeye. Yoksa bile var derler. Çünkü birkez sen kendine demişsindir bunu ve onlar bunu söylemeye hak görürler.





17 Kasım 2016 Perşembe

Hayvanlara Eziyet Etmeyin

İş  yerin de bebekliğinden itibaren baktığımız bir kedi vardı. O kadar minikti ki annesi belli ki terk etmiş oda bizim iş yerine sığınmış. Mutfak konteynırının altına saklanmış. Bizim aşçı kediyi fark edip, her gün önüne yemek veriyordu. Kediyi insanlar korkutmuşlardı. İnsan görünce korkup kaçıyordu.  Birkaç ay içinde kedi büyüdü. Öyle güzel tatlıydı ki gri renkliydi. 

Yavaş yavaş da bizlere alışmaya başlamıştı. Yanımıza hala tam yaklaşamazdı. Birde iş yerinde horozlar var kediye verdiğimiz yemeğin gelip başına dikilip kediye yedirmezlerdi. Bizde veridğimiz yemeğin başında kedi yesin diye beklerdik. 

Öyle yani gerçekten iş yerinde olabileceği kadar özenle besledik. 

Ama insan olduğunu düşünen birisi, ki kesinlikle insan olduğunu sanmıyorum. Bu yavru kediye dün sopayla beline vurmuş. Kimin yaptığını bulamadık. Hayvancağızın bel kemiğini kırılmış. Yerde öylece hareketsiz şekilde yatıyor. Hiç dokunmadık önüne yemeğini koyduk, aç kalmasın diye.

Bugün de Alo 152'yi aradık. Ankara da ikamet eden arkadaşlar bunu mutlaka not alın. 152'yi aradık ve bir saat içinde bir ekip geldi. Kediyi alıp gittiler. Umarım kediye gerekli bakımlar yapılır ve kedi kurtulur. 

Etrafınız da böyle eziyet görmüş başı boş hayvanlar varsa 152 yi arayabilirsiniz. 

Onların da birer canı olduğunu, kötü muamele de canlarının yanacağını düşünemiyor musunuz ? Bu nasıl bir canavarlık, nasıl küçücük bir hayvana böyle vurabiliyorlar ?

16 Kasım 2016 Çarşamba

Kütülük Kötülüğü Çağırır mı ?

Kötü düşünce kötülük getirir,mi ?

Kötü insan başkasına zarar verirken bir yerde de kendisi zarar görür mü?

İyilik iyiliği getirir mi ?

Bu kalıplara inanıyor musunuz ya da bu konu hakkın da ne düşünüyorsunuz ?

Doğruluk payı olduğuna inanıyorum. Ama olayın bununla sınırlı olmadığnı da biliyorum.
İnsanlara yaydıımız pozitif enerji, gülümsemek,  karşı tarafa nasıl ki pozitiflik veriyorsa
bunun  zıttı ortama negatif enerji ile girmek de ortamı illa ki gerer bunu hepimiz test etmişizdir.

Ama bahsetmek istediğim bu değil başka birşey.

İş yerin de boşboğaz, açık bulunca keyiflenerek herkese reklam yapmaktan çekinmeyen, yüzüne bunu söylediğniz de dahi gülebilen bir insan var. Geçen hafta başına hoş olmayan bir olay geldi. Ve bir arkadaşım şöyle yorum yaptı, " Herkese kuyu kazıyor ama yaptığı böyle kendi ayağına da dolanıyor".

Durum bence de böyle ama o kişi bunun farkında mı ? Kendisine hiç şu soruyu sorduğunu sanmıyorum. Hatta bir çok kişi başına gelen talihsiz olaylar da kendine şu soruyu soruyor mu ?
"Ben ne yaptım da böyle bir olay başıma geldi?"

Hani bir yerde hepimiz diyoruz ya "etme bulma dünyası" diye. Yapılan kötülükler bir yerde kişinin kendi ayağına dolanıyor,

Farklı bir konu ;
Babam'dan bir parça;

Akşam haberler'de iki gencin intihar ederek ölümünden bahsediliyor. Akraba olan bu gençler kaçıyor, jandarma onları bulunca da üst değiştirme bahanesi ile üst kata çıkıp av tüfeği ile intihar ediyorlar.

Babam ; Boşa intihar etmişler, jandarma buldu diye intihar edilir mi hiç. Bırakın götürsünler sizi jandarma sonsuza kadar sizi tutacak değil çıkınca tekrar kaçardınız. 

 

15 Kasım 2016 Salı

Günün Her Saati Makyajlı Kızlar

Bir insan nasıl yataktan makyajlı ve bakımlı halde uyanır ki ?

Ya kahvaltı masasın da nasıl yani ? 

Gözlerde rimel, eyeliner , cilt de bb kremler. Nasıl yani ? Bir insan ailecek yaptığı kahvaltı masasın da neden makyajlı olmak ister ki. 

Bir akrabamız var mesela sabah 5 de kalkardı. Saç ve makyaj yapmak için. Her sabah saçlara maşa ile şekil verip makyajını yapıp öyle çıkardı evden. 

Gençlik çağlarım olmak üzere, işe gitmek için 7 de kalkar 7,15 de evden çıkarım. Hala da öyle. Saatlerce ayna önünde vakit geçirmek hele ki uyku'dan feragat ederek kalkmak hiç bana göre değil.

Hem gencecik yaşlarda cilde o kadar ürün uygulamak ne diye ? 20'li yaşlar da zaten çok güzel ciltleriniz varken neden hergün fondöten kullanıyorsunuz ki ? Gerçekten bana bir anlatın. Anne sözü gibi gelecek ama 30 ve 40'lar da bu cildinizi çok arıyacaksınız. İlerki yaşlarda cildinizin yine güzel görünmesini istiyorsanız ağır içerikli makyaj malzemeleri kullanmayı bırakmalısınız.

Yine geçenler'de kuzenlerle bir düğün organizasyonuna katılmak için hazırlanıyoruz. 17 yaşında ki kuzenimin yaptığı makyajı ben hala yapmıyorum. 17'lik kız oldu 25. Kızım yapma sürme böyle şeyler dememize lakin yaptı.

Tamam hadi özel günler de yapıyorsunuz, dışarı çıkarken, belki işe giderken anlıyorum da, kahvaltı masasın da neden makyaj var. Bu süslü pakizeleri orjinal yüzleriyle görmek hiç mümkün değil. 

Sihir gibi gün boyu makyajlılar, sonra sanırım yatmadan hemen önce temizleyip sabah kalkar kalkmaz yüzlerini yıkayıp yine makyaj yapıyorlar. 

Çevrem de bir kaç kız var hiç orjinal hallerini görmedim. 

Hatta yukarda bahsettiğim 5 de kalkan arkadaş, geçenler de doğum yaptı. inanamazsınız doğum hane'den çıktı yüzü makyajlıydı. İnsan doğuma giderken ve doğum sonrasın da nasıl makyajlı olur. O gözlerde hep mi rimel hep mi eyeliner olur.  Bir insanın göz kalemi hiç mi akmaz. 

Yine gratis ve watsons mağazalarına girince belki dikkatinizi çekmiştir. 17-25 yaş arası kızlar hep çoğunlukta ve hepsi makyaj standları önünde. 

Bu mağazalar cilt bakımı ve kozmetik de öğrenci işi uygun ürünler satıyorlar. 20-30 tl ye bb krem - fondöten - pudra ne bilim işte aklınıza ne geliyorsa uygun fiyatlar da var. 

Ucuz etin yahnisi yenilmez diyorum. Çoğu ürün cildinize zarar verebilir, en basiti sivilce yapar. ( bi post yazdırmadılar, iş iş anlatmak istediğim konu sürekli dağılıyor ve ordan burdan yazmak durumunda kalıyorum)

Bu konuda sizin görüşlerinizi merak ediyorum. Lütfen paylaşın benimle - bizimle.


14 Kasım 2016 Pazartesi

Sıkıcı İş Yerlerini Yaşanabilir Hale Getirmek

Kaktüs ve Sukulent sever misiniz ?

Bir arkadaşımın kaktüs ve sukulent bahçesi var diyebilirim. Fotoğraflar onun iş yerinde ki köşesine ait, bu konuda yazma fikri de o fotoğraf yollayınca oluştu.

Peki ya çalışma alanınız nasıl ?

Günümüzün çoğunu geçirdiğimiz iş yerimiz de hepimiz biraz kişisel alanlara yer ayırırız. Odamızın mutlaka bir köşesi bize özeldir. Çalışma alanımızı daha çalışabilir ve severek kullanacağımz bir hale getirmek isteriz. 

Gerçi benim odam da heryer dosya ve evrak yığını olduğu için kişisel alan yaratamıyorum. En fazla krem - kolonya - ıslak mendil - havlu kağıt koyabildiğim bir yer ayarlayabildim. Şimdi arkama dönüp baktım da orası da feci durum da, biliyorsunuz ben dağınık sevenlerdenim. 

Ofis dekoru için, odanız da kaktüs ve sukulent tarzı çiçeklerle fark yaratabilirsiniz. Büyük büyük saksı çiçeklerine pek gerek yok artık. Hem bakımı zor onların. Sürekli ilgi isterler. Gün içerisinde çiçeklerinize gidip bir iki güzel laf etmeniz lazım. çocuk gibi bu çiçekler sevgiyle büyüyor. Biraz kötü konuşun hatta ortamda ki olumsuz konuşmalardan bile etkilendiklerini düşünüyorum sanki hemen yüzleri asılıyor. 

Onlarda ilgiyi alakayı güzel sözü seviyorlar,aslında yaşayan her canlı gibi.

Gerekli özveriyi saksı çiçeklerine gösteremiyorsanız eğer ve bakmak için geniş alanınız yoksa rotanızı kaktüs'den yanı çevirin.

Küçük minnoş ve dikenliler. İlgi göstermeseniz bile yaşıyorlar. Yabaniler biraz. Öyle sürekli su da istemezler. Sevmezler de huyları değil.

Hafta da 1 sulasanız ve yazın bol ışık da , kışınsa alabildikleri kadar ışık ve güneş alsalar yetiyor onlara. 

Dekoratif taşlar ve eşyalarla da süsleseniz. Daha neşeli hale geliyorlar.  Öyle kahverengi babanne saksısına dikilmiyorlar. Eliizin altın da ne varsa. Kupalaranız hatta çorba kaseleriniz belki şekerlikleriniz, renkli ne varsa dikin gitsin. Yetiyor ki onlara.

Ben çok yapamıyorum yerim yok çünkü. Büyümez burda ölür gider, denedim daha önce biliyorum.

Ama yeriniz varsa siz mutlaka yapın.

12 Kasım 2016 Cumartesi

Timeless Dizi Konusu



Zaman makinası her bilim insanını hayalidir herhalde. Çoğu kez tartışmalara maruz kalmış mevzu. Tabi hakkın da bir çok da film yapılmış.

Zaman makinası deyince aklımıza geleceğe dönüş ve michael j. fox ve deli doktor geliyor değil mi ?

Tamam bu kez dizi olarak karşımız da.

Bilim adamları en nihayetin de zaman makinası yapmayı başarmışlardır. Hem de bir değil 2 tane. Hazırlanan prototip sonrası aslolan daha teknolojik zaman makinası yapılır. Bir grup "terörist" olarak nitelendirilen hapishane kaçkını sayesinde bu esas olan makina kaçırılır.  Bu grup zaman makinası ile tarihin en önemli anlarına giderek tarihi akışı değiştirmeye çalışırlar. Her dizi gibi bu da içerisinde seyirciden gizlenen bir sır barındırmaktadır.

Terörit grubun hemen peşine, yedekte tutulan zaman makinası ile, "asker, tarihçi ve pilot'tan" oluşan bir grup insan gönderilir. Amaçları hem terörist grubu yakalamak hem de tarihi akışa zarar gelmesini önlemektir.

İlk bölüm de, Zeplin patlamasına gidildi. daha sonra Abraham Lincoln suikastine, ardından James Bond serisini oluşturan nazilerin içinde barınan amerikan casusu ve hitlerin olduğu döneme gittiler. Her bölüm de tarihde önemli anlara gidiyorlar.

Pek sürükleyici değil. Bazen sıkıcı da olabiliyor ama aynı zaman da kaliteli ve izlenesi bir yapım. Ekran ömrü ne kadar olur bilinmez. Reyting durumlarına hiç bakmadım ama ben 4-5 bölüm sonrasın da izlemeyi bıraktım diyebilirim. 

Yabancı dizi severseniz bu diziye şans verebilirsiniz.



11 Kasım 2016 Cuma

Beyond Rose Tonik

Cildiniz de temizleme sonrası tonik kullanıyor musunuz ?

Çoğu kişi ben dahil tonikleme aşamasını hep es geçeriz. Tonik nedense bir gereksiz gelir. Temizlenmiş cilde direk nemlendirici sürmeyi tercih ediyoruz.

Peki tonik hakkın da bilmediklerimiz neler ?

Toniklemek cilde sahip olduğu ph değerini geri yükler. Cildi sakinleştirir, yatıştırır. Aslında nemlendirici sürmeye hazır hale getirir.

Tonik deyip geçmeyin çok uç fiyatlara tonikler mevcut. Tonik için o kadar yüksek meblağlar ödemeyi tercih etmeyebiliriz. Gerek var mı bilmiyorum.

Toniği kendimiz de evde hazırlayabileceğimiz gibi, daha uygun fiyatlara işlevsel ürünlerde bulmak mümkün. Mesela en bilineni gül suyu.

Gül suyu çok etkili antioksidan. Hepimizin de evinde gül suyu bulunur. Temizleme sonrası bununla cildimizi temizleyebileceğimiz gibi, aslolan gerçek saf gül suyu'dur arkadaşlar.

Hatırlıyorum da lise çağlarım da dahi bize yüzünüzü gül suyu ile silin o yeter size derlerdi de kulak arkası yapardık bu sözü. Eskilerin yine bildiği birşey varmış. 

Gül suyu'nun aslında faydalarını say say bitmezmiş, ben kısaca bahsedeyim.


  • Gül suyu cildi sakinleştirir , yatıştırır
  • Cilde nem kazandırır
  • cildin ph değerini eşitlemeye yardımcı olur
  • ciltde oluşan kızarlık ve kaşıntı gibi durumların giderilmesine yardımcı olur
  • Gül suyunu sadece yüzünüze değil cildinizin ihtiyacı duyduğu her yere kullanabilirsiniz
  • Tamamen doğal oluşundan dolayı cildinizin reaksiyon göstermesi 0'dır.
  • Cildinize kesinlikle zarar vermez.
Ben de cildimi bir süredir gül suyu ile temizliyordum. Ama bilirsiniz cenazeler de dağıtılan gül suları vardır, bizim evde ondan vardı ve onunla siliyordum. Bu hafta yolum yine beyond'a düşünce karşıma gül suyu tonik çıktı.

Ürün 220 ml saf gül suyu, ayrıca içerisinde saf halde hyaluronic acid mevcut. Normal de tonikler çok akıcıdır bilirsiniz. Bu ürün öyle değil sanıyorum ki içerisinde hyaluronic acid olduğundan kaynaklı jel kıvamında yapısı var.

Temizleme sonrası cildinize uyguluyorsunuz. Sürdüğünüz anda etkiyi görebiliyorsunuz. Cildinizi nemlendiriyor ve yumuşatıyor. Nemlenderici krem sürmenize hazır hale geliyor.  Çok hoş bitkisel kokusu var. Parfüm içermiyor buna rağmen harika kokuyor. 

Fiyatı 60 tl civarıydı sanırım. Biraz pahalı gibi görünebilir ama uzun süre kullanabileceğiniz ürün.

Cilt temizliğin de tonik adımını geçiyorsanız eğer geçmeyin. Bu ürün biraz pahalı gelebilir bütçenizi aşıyorsa eğer daha uygun fiyata tonikler mevcut onlara şans verebilirsiniz. 

10 Kasım 2016 Perşembe

Beyond Skinny Pore Deep Cleanser


Bu aralar Beyond dışında bekleyen ne kadar ürünüm varsa hepsini elden çıkardım. Kesinlikle cilt bakım firmamı buldum diyebilirim. 

Beyond markası maalesef yeteri kadar tanınmamakta.  Ürünleri tamamen bitkisel ve lg firması tarafından yüksek teknoloji kullanılarak üretiliyor. Korean Drama izleyenler dizilerden bu markaya alışkındırlar. Bizim ülkemiz de Missha daha çok bilinsede cilt bakımında kesinlikle Beyond diyorum.

Ankara Ankamall'de mağazaları mevcut. Her gititğim de mutlaka bir kaç tane ürün alıp çıkıyorum.  Alıdğım ve kullandığım tüm ürünleri burdan tanıtacağım.

Temizleyici ürünlerle başlayalım. Benim kullandığım Skinny Pore Deep Cleanser. 
Geniş gözeneklerim için aldığım ürün. Gözeneklerde biriken kir ve yağı minimize etmek için bitkisel içeriklerle formüle edilmiş yüz temizleyicisi. 

Ürünün güzel yanı çok az bir miktar dahi kullanıma yetiyor. Nohut tanesi kadar miktarı avucunuza alıp hafif suyla yüzünüzde köpürtüyorsunuz. Yüzünüz köpük köpük oluyor hafif masaj yaparak cildinizi temizliyorsunuz. Sabah ve akşam kullanımına uygun. 

Bazı köpük temizleyiciler kullanım sonrası yüzünüz de yapışık yapışık bir his bırakır. Bu üründe ise cildiniz de ferahlama hissi uyanıyor.

Karma - yağlı ve geniş gözenekli ciltlerin severek kullanacağı ürün. 

Beyond firması ürünlerini hayvanlar üzerinde test etmiyor.
 Tamamen bitkisel ve geri dönüşümlü kutular kullanıyorlar. Ayrıca helal sertifikalı. İçerisinde domuz jelatini vs bulunmadığı bilgisini aldım.
Güvenle kullanılabilir ürünler.
 

9 Kasım 2016 Çarşamba

Siyah Kil Maskesi

Kil maskesini sever misiniz ?

Eski zamanlardan bu yana en bilinen cilt bakım yöntemi kil maskesidir. Birçok da çeşidi mevcut.

Kil sadece toprak değildir, içerisinde bir çok cilde faydalı mineral bulunmakta. Belki de bu yüzden asla vazgeçemiyoruz kilden.

Kil maskesinin faydaları ise; cilt'de biriken fazla yağ ve kiri temizlemesi. Bu yüzden yağlı cilde sahip olan kişilerin vazgeçilmez maskesidir. Fakat unutulmamalı ki herşeyin fazlası zarar olduğu gibi cildim yağlı diyerek kil maskesini kullanımı abartıp gün aşırı kullanayım demeyin sakın. Unutmayın ki cildin yağa da ihtiyacı var. Cildinize çok fazla sert davranırsanız daha çabuk yıpratırsınız. Ayrıca gereğinden fazla kil maskesi kullanımında  ise cildinizin sebum seviyesini bozarak cildin normalden daha fazla yağ salgılamasına sebep olabilirsiniz. 

Dediğim gibi ciltin en bilinen faydası ciltde bulunan fazla yağ ve kiri temizlemesi. Ayrıca içerisinde bulunduğu mineraller sayesin de cildinize bakım yaparak sağlıklı görünüm kazanmasına da yardımcı olur. Fazla yağ ve kiri temizleyerek gözeneklerin temizlenmesini sağlar. 

Kil maskesini kimler kullanabilir ?

Yağlı ciltlerin vazgeçilmez ürünü. Peki ya karma ciltler ?

Şayet T bölgeniz yağlı yanak bölgeleriniz kuru ise. kil maskesini sadece T bölgesine uygulayın. Yanaklarınız içinse nem maskesi kullanabilirsiniz.

Kil hakkın da genel bir bilgi verip bilgilerimizi toparladıktan sonra size benim vazgeçilmez ürünüm olan kil maskesinden bahsetmek istiyorum.

Öncelikle benim cildim, kuruya dönük karma ve oldukça hassas. Bu ürüne kadar birçok kil maskesi denedim. Kili çok severim, çok iyi arındırıcı maske. Fakat hangi ürünü denediysem yüzümde mutlaka hassasiyet yarattı. Kaşınmalar, sivilceler, cildim hep tepki verdi.

Missha'nın siyah kil maskesinden haberdar olunca denemek istedim.

Ve kesinlikle aradığım ürünü buldum. 

Sürülmesi kolay ve çabuk kuruyor. Yumuşak yapısı var. 

Tüm yüze sürdükten sonra 5-10 dk kadar beklemesi yeterli. Kuruduktan sonra ılık su ile yıkayarak temizliyorsunuz. Hepsi bu.Sonrasın da ise mis gibi temizlenmiş arınmış cildiniz oluyor. Cildim çok hassas ve kuruya dönük olmasına rağmen cildimde olağan dışı kuruluk yaratmadı. 

Şu anda 2, kutumu  kullanıyorum. Severek de kullanmaya devam edeceğim. Fiyatı 38 tl civarı olması lazım. rahat 6 ay gidiyor. Haftada 1 kez yapmak yeterli. Mutlaka tavsiye ediyorum. Şans vermelisiniz.

Kozmetik ve cilt bakım yazılarına ağırlık vermeyi düşünüyorum. Kullandığım ürünlerin tanıtımını daha çok yapacağım.

6 Kasım 2016 Pazar

Evmanya’da Neler Var?



Evmanya’da Neler Var?
İnternet çağında yaşadığımız ve neredeyse her işimizi internet üzerinden halledebildiğimiz dünyamızda alış verişin de en doğru adresi elbette ki internet. Giyim, aksesuar, teknoloji, ev gereçleri, mobilya ve akla gelebilecek tüm ürünleri internette bulabilmek mümkün. Ancak internet ortamı özgür alışveriş imkânı sağladığı kadar, güvenliğinin de sorgulanması gereken bir dünya. İşte bu sebeple ister 1 liralık isterse 1000 liralık internet alışverişlerinde sitelerin güvenliği büyük önem taşımaktadır. Bundan dolayı özellikle ev tekstili, mobilya, dekorasyon ve ev ile ilgili akla gelebilecek her üründe güvenli, konforlu ve kaliteli alışverişin adresi Evmanya. Binlerce ürün seçeneğinin bulunduğu www.evmanya.com.tr adresine üye olup, güvenli bir şekilde alışveriş yapmak, memnun kalmadığında kolaylıkla iade edebilmek mümkün.


Evmanya’nın Mobilya Dünyası
Evlerin en önemli ihtiyaçları ve aslına bakılırsa en temel dekorasyon parçaları mobilyalardır. Zira öncelikle mobilyalar seçilir ve evin diğer aksesuarları, dizayn ürünleri mobilyalara göre seçilir. Bu bakımdan Evmanya’daki binlerce çeşit arasından size en uygun olan, sizi en iyi ifade eden mobilyaları seçin ve evinizi taçlandırın. Evmanya’dan mobilya almak isteyenler için en uygun kampanyalar, bedava kargo hizmeti, peşin ya da taksitli satış imkanı ve ev montaj hizmetleri bulunmaktadır. Dolap, sehpa, kitaplık, sandalye, TV ünitesi, portmanto, kanepe, koltuk, masa takımları, baza, yatak, komodin, yemek odası, yatak odası, çocuk odası, bebek odası ve genç odası gibi pek çok kategoride yüzlerce mobilya bir tık uzaklıkta. Bununla birlikte Evmanya’da sadece ev değil ofis mobilyaları ve bahçe mobilyaları da bulunuyor. Çok sayıda markanın en kaliteli mobilyalarının, en uygun fiyatlarla bulunabileceği sitede mobilya alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği, mobilyaların nasıl kullanılması ve boyanması gerektiği konusunda da uzmanından bilgiler var. 


Mobilyada Yılın Ve Sezonun Trendleri Evmanya’da
Mobilyaların genel ömrü 10-15 yıl olsa da, mobilya dünyasında trendler, renkler çok sık değişiyor. Bu bakımdan yeni mobilya alacaklar için moda desenleri, renkleri, modelleri bilmek önemli. Evmanya’da popüler mobilyalar bölümü ve yılın trend mobilyaları şeklinde başlıklar altında moda olan ürünleri görmek mümkün. Örneğin 2016 yılının mobilya trendinde; mobilyanın fonksiyon özelliklerinin ön planda olduğu, canlı, parlak renklerin ağırlıkla kullanıldığı ve klasik modellerin değil daha futuristik modellerin tercih edildiğini Evmanya’dan öğrenebilirsiniz.

1 Kasım 2016 Salı

İş Stresi İle Baş Etmenin Yolları

İş stresi ile nasıl baş edilir ?

Hayatımızın 8-11 saat arasını iş yerimizde geçiriyoruz. İş dünyasın da sürekli söylenen bir laf vardır bilirsiniz "burda aile gibiyiz"," ailemizden çok birbirimizle vakit geçiriyoruz".  Kurumsal bir firma da çalışmıyorsanız ilk lafı çok fazla duymuşsunuzdur. Eğer aile şirketin de çalışıyorsanız bu laf sürekli karşınıza çıkar.

Türkiye de genelde aile şirketi vardır. Kurucu baba yanında çalışan oğul ve kız hatta eşi. Hatta bir önceki firmam da "baba - oğul - anne" hepsi aynı yerdeydi ve biz çalışanlar olarak sürekli hem onları birbirlerine karşı idare etmek hem de iş konusunda üçünü aynı anda idare etmek zorunda kalıyorduk.

Şimdi ise baba- oğul ikilisi ile çalışıyorum. Bu kez "oğul" kısmını hep baba'ya karşı idare etmek zorundayım. Ve işle ilgili ikisini birden idare etmek zorundayım. Dahası idari kadro çalışanı ve 50'den fazla işciyi de idare etmek zorundayım. Bu durumlarda yaşanan stres 2-3 katına çıkıyor.
(Sonra bana çok asabisin senden korkuyoruz diyorlar.)

Hem sizden kaynaklı, hem işten kaynaklı, hem diğer kişilerden kaynaklı birçok olumsuzluklarla mücadele etmek zorundasınız. Zorluk = Stresi de beraberinde getiriyor.

Yukarda bahsettiğim iki cümleyi hatırlayın, gerçekten de ailemizden çok mesai arkadaşlarımızı görüyoruz. Hergün en az 8 saatini ailenin dışında ki insanlarla geçirmek düşününce korkunç birşey. Aynı evin içinde anne- baba - eş-çocuk bile bir süre sonra tartışmalara neden oluyorsa iş yerinde ki insanları düşünün.

Sevmek zorunda olmadığınız ama geçinmek zorunda olduğunuz insanlar.  

İş hayatı bana göre strese neden olan en baş sebep.Hayatımızı hatta karakterimizi bile belirleyici olabiliyor. İş yerinde o kadar çok kişiye tahammül ediyosunuz ki sonun da biriken herşey ailenizden çıkıyor. 

Peki iş stresi ile nasıl baş edilir ?

Kişi kendini nasıl rahatlatır ?

  • Eğer iş yeriniz de müzik dinlemek yasak değilse, rahatlatıcı hafif tonlu müzik dinlemeyi deneyebilirsiniz. 
  • Öğle molası yapabiliyorsanız, yemekten sonra 10-15 dk kadar yalnız kalın.Hatta sizi mutlu eden şeyleri düşünün. (işe yarar mı bilmem hiç denemedim)
  • Gün içinde bazen işleri düşünmeyi bırakın. Kendi hayal dünyanızda yolculuğa çıkın (işe yarıyor)
  • Çay - kahve molası verin
 Bunların  dışında ben inancım gereği namaz kıldığım için, abdest ve namaz kılmak başlı başına vücut da yüklü fazla enerjiyi alıp nötr hale getiriyor. Çoğu iş yerinde abdest almak namaz kılmak yasak biliyorum, ama akşam eve gidince namaz kılmaya çalışın.

İş yerinde yine stres için "La havle" duasını çekin. Faydasını hemen fark edeceksiniz.

Unutmamak lazım ki stres beraberin de birçok hastalığı getiriyor. Benim mide rahatsızlığım da stres kaynaklı. Başka insanlar da stresten kaynaklı farklı hastalıklar eminim vardır allah korusun stres kanser hastalığına dahi yol açabilir. Psikolojik rahatsızlıkları hiç söylemiyorum dahi.

Bugün arkadaşım, 'insanların çoğu psikoloğa gidiyor' dedi. E bu çok normal iş yerinde bizleri hasta ediyorlar herkes kendince bir çözüm yolu arıyor.