22 Temmuz 2016 Cuma

Vitiligo Hastalığı Nedir ?

Ailenizde vitilgo hastalığı olan varsa bu konuda fikriniz vardır. Yoksa da dışarda mutlaka vitiligo hastalarına rast gelmişsinizdir.

Hastalığın sebebi genelte üzüntü ve strese bağlı kılınıyor. Sanırım doğuştan da genetik olarak bu hastalık olabiliyor.

Benim ailemde, annem birkaç yıldır bu hastalıkla yaşıyor. Annemin hastalığa yakalanma sebebi, yeğenimin çok küçük yaşlardan itibaren hastalıklarla mücadele vermesi. Öyle ki kendi yaş grubunda görülmemiş hastalığa bile yakalanarak hastahanede bir süre kalarak tedavi gördü. Tabi bu kadar üzüntüye vücutda bir yerde tepki verdi ve annem de kendini vitiligo olarak gösterdi.

Annem beyaz tenli olduğu için hastalığı çok belli olmuyor. Kendisi bunu zaten sorun etmedi. Hastalıığın tedavisi yok ve annem bununla yaşıyor.

Onun yerine ben oldukça üzülüyorum.

İşim oldukça stresli ve gergin olduğu için bende de bu hastalığın çıkmasından oldukça korkuyordum. Allah kimseyi korktuğuna uğratmasın.

Geçen senelerde yüzümde beyaz bir leke oluşunca koşarak doktora gittim. vitiligo olabileceğini duyduğum da bütün gün ağlamaktan helak olmuştum. O an geleceğe yönelik bütün planlarım bitmişti. Belki abartmış olabilirim ama o zaman böyle hissediyordum. Tabi ben annem gibi beyaz değilim, sarışın annenin esmer kızıyım.

Hastalığın belki de yüzümde başlamış olmasına en çok içerlemiştim.  Doktor benim halimi sadece seyrederken hemşireler bana dayanamayıp sen şurdan bi sıra al psikiyatriste çık. Bu hastalık psikoluk ona sana yardımcı olur demişlerdi. Daha çok mu üzüleyim ne yapayım bilememiştim.

Neyse gittiğim klinikte doktor vitiligo dan şüphe edip tam donanımlı hastaneye yolladı ve orda ışın ile baktıkların da sadece pigment kaybı oludğunu söylediler. 

Her sene gidip bu lekeyi kontrol ettiriyorum. Pigment kaybı da olsa beyazlık genişliyor tabi vitiligo gibi yayılmıyor yada belirgin değil.

Aynı dönemlerde otobüste 20 li yaşlarının başında bir genç kız da da vitiligo hastalığını görmüştüm. O yaşta bu hastalıkla mücadele etmiş hatta barışmıştı. 

Vitiligo hastalığında ağrı sızı , ilaç herhangi birşey yok arkadaşlar sadece vücudunuz da beyaz lekeler oluşuyor.

19 Temmuz 2016 Salı

Pokemon Go Nasıl Oynanır ?

90 lı yıllardan hatırlıyorum pokemonu. O yıllarda çocuğun birisi kendini pikaçu zannedip balkondan atlayınca çizgi filmde 4. sezonundan sonra yayından kaldırılmıştı. Bizde yayınlandmadı ama bütün dünya da çığ gibi büyüyerek devam etti.

2 hafta öncesinde de oyunu android ve ios üzerinden açıldı. Gerçi ülkemiz de hala yasal olarak yayınlanmasa da kaçak yollardan cep telefonlarına yüklendi ve elimiz de telefon her yerde pokemon arar olduk.

Peki nasıl oynanır bu oyun ?

Pokemon go indirip telefonunuza yükleme yaptıktan sonra, google üzerinden gmail ile oturum açıp kullanıcı adı oluşturarak oyuna başlıyorsunuz.

Size verilen 250 adet poke topla olduğunuz civarda karşınıza çıkan pokemonları yakalamaya çalışıyorsunuz.
Pokemonlar özelliklerine göre size karşı direniyor. Bazen poke toptan kaçabiliyorlar. Yakalamak pek kolay değil. Pokemonlar kendi aralarında, yeşil ( kolay yakalanan ) , Sarı (orta seviye) ve Kırmızı ( zor yakalanan) olarak karşımıza çıkıyor. Seviye atladıkça daha zor pokemonlar karşınıza çıkıyor.

5. Seviye ye ulaşınca GYM merkezlerine giderek bir takım seçip, poke savaşı yapabiliyorsunuz.
Pokemon oynamak içzin GPS açık olması lazım. Olduğunuz konuma göre pokemonlar çıkıyor.

Peki pokemon en çok nerde yakalanır ?

GYM merkezlerine yakın yerlerde daha çok pokemon oluyor. Ankara da parklarda , merkezi yerlerde oldukça çok. Her an bir pokemonla karşılaşabilirsiniz.

Oyuncular birbirlerine sürekli olarak Pikaçu yakaladın mı diye soruyor. Bunu da atlamayalım. Çizgi Filmden tandığmız pokemonları yakalamak daha eğlenceli.

18 Temmuz 2016 Pazartesi

Güzel Günler Göreceğiz Güneşli Günler

Bir gece kimse ne olup bittiğini tam anlayamadan ,oldu bitti ile birlikte bir sabah gözümüzü karanlığa açıcaktık. 20,yy da demokrasiden uzak bir hayat sürmemiz an meselesiydi. 

Sabahına Bağımsız Ordu ve İktidar olarak 2 ayrı güçle uyanmaktan Suriye gibi olmaktan korktuk. 

Belki de ilk defa yanı başımız da yaşanan savaşları bu kadar içimiz de hissettik ve korkudan Bayrağımıza ve Ülkemize sarıldık.

 Hepimiz evlerimiz de hadi denmesini bekliyorduk ve hadi meydanlara çağırısın duyunca, Tek yürek, Siyasi , dini görüş fark etmeden sadece tek amaç bu ülke olarak döküldük sokaklara. 

Türkiye toprağında yaşayan bütün insanlar 2 gündür sadece bu ülke için meydanlarda. Hiçbirimiz ülkemiz de demokrasiden başka birşey istemiyoruz. 

Ve yine hepimiz Askeri Er'ler için üzüntüdeyiz. 12 aylık görevlerinde, belki terhislerine birkaç ay kalan Er'lerimiz için üzüntülüyüz. Beni çekmeyin Annem Görürse Bana Kızar diyen bir çocuğun üzüntüsünü yaşıyoruz.

Şehitlerimize , polislerimize ve askerlerimize ağlıyoruz.

Başın Sağolsun TÜRKİYE.. 

15 Temmuz 2016 Cuma

Pokemon Go Nedir ?

6 temmuz da piyasaya çıkmasına rağmen bir çok sosyal medya platformunu geride bırakan, her yerde bahsi geçen, sokaklarda parklarda ellerinde telefonla pokemon avlayan insanlardan haberiniz var mı ?

Ankara da Güven Park başta olmak üzere ,yüksel caddesine kadar uzanan sosyal medya üzerinden gruplaşarak buluşan sayıları 200 lere kadar çıkan insanlar bu mekanlarda pokemon avlıyorlar.

90 lı yıllarda ilk çizgi film olarak piyasaya sürülen ve sevilerek izlenen çizgi dizi, ününe ün katarak 20 yılda büyüdükçe büyüdü ve akıllı teknoloji ile buluşarak gerçeğe en yakın teknoloji kullanılarak piyasaya sunulan oyun sayesinde artık herkes pokemon avcısı.

Aslında muhteşem bişi bir o kadar da saçma geliyor. Hepimiz PİKAÇU yu severiz.

 Zamanıda herkes "seni seçtim Pikaçu" diye bağırdı. Ben olayı o şekilde seviyorum, ilk çıktığı çizgi dizi halini sonrası beni sarmaz. 

Ama gençler için sosyalleşme, iletişime geçme, oyunu birebir hayatında yaşamak muhteşem bişi. 
Oyun şu anda sadece üç ülkede açıldı ama android kullanıcıları apk üzerinden oyunu indirip kurabiliyorlar. Kaçak yollara başvurunca da pokemon go da bazı hatalar oluştuğu açıklanmış. Dünya da herkese açık hale gelmesi bundan dolayı ertelenmiş fakat talep patlaması üzerine yakında ülkemizde de açılır diye umut ediyoruz.

Şimdiden watsapp , snapchat , instagram gibi bir çok sosyal medya aracını geride bırakmış bile. Öyle ki twitterla yarışıyormuş. 

Türkiye de yasal olarak aktif hale gelince mutlaka denerim diye düşünüyorum. Tamam itiraf edeyim oynamak için can atıyorum.

14 Temmuz 2016 Perşembe

Gökhan Tepe Evlenme

Hayır, ne oluyor bunlara ?

Tarkan, Kenan İmirzalıoğlu , Kenan Doğulu, Kadir Doğulu derken şimdi de Gökhan Tepe.

Sen bari evlenmeseydin.  Yeni jenerasyon sizin kıymetinizi bek pilmez ama 30+ lar sizin kıymetinizi biliyoruz. 40 devirince hepinizde bir evlilik merakı oldu. Bizi + genç bayan hayranlarınızı hiç mi düşünmüyorsunuz. Hem de bu yaz başından beri anlaşmış gibi hepiniz tek tek evleniyorsunuz.

Hıh eşlerinz de hiç güzel değil.

Sabah gazete de denk geldim kızlar sormayın. Gökhan Tepe, gençliğimiz de aşık olduğumuz, yıllarca duruşundan , müziğinden hiçbirşey kaybetmeden kaliteli şekilde yıllarca sanatçı arkadaşlarına verdiği desteklerle beraber yükselen gökhan tepe, vokolisti ile evlenme kararı almış.

Kızı istemişler, merasim tamammış.
Ağustos ayında düğünleri varmış.

1-2 ay önce kendisini dinlemek için İstanbula sahne aldığı mekana gitmiştim.. Canlı canlı gördükten sonra da hiç kusura bakmayın mutluluk dileyemicem. Oda bizim gibi bekar kalıp kurusun gitsin bizimle beraber.

E ne var canım, içlerinden biriside bizim için kendini feda etsin.

13 Temmuz 2016 Çarşamba

Tatille Beraber Gelen Cilt Lekeleri için Tedavi Önerisi

Kış aylarında özenli bakım yapıp koruma altına aldığım cildim maalesef, yazın gelmesi üstüne de tatil, deniz, güneş eklenince lekelerimde yazl mevsimiyle beraber maalesef geri döndü. 

3 senedir biliyorsunuz leke sorunu yaşıyorum. Her sene tatilden sonra doktoruma koşup leke tedavime başlıyorum. tam bitti oh derken yeniden lekeler geliyor. Hem de aynı yerden, iz yaptı artık orayı.


Güneş kremimi hiç değiştirmem, doktorum başka krem tavsiye etmiyor, İlla ki Solante Pigmenta olacak. Yaz kış sürerim kendisini.

Deneyimlerimden yola çıkarak benimle aynı sorunu yaşayan kişiler varsa sizlere yegane tavsiyem, denize girerken yüzünüze kremi yetirmeyin. Bırakın krem yüzünüz de beyaz olarak kalsın. Ve denizden çıktıktan hemen akabininde yüzünüzü asla tuzlu bırakmayın, hemen yıkayın ve tekrar aynı şekilde kremlenin. 

Bu sene bu yöntemi denedim ve lekelerim önceki senelere göre çok daha hafif belirginleşti. Öyle ki bu sene doktora bile gitmeme gerek kalmaya bilir.

Cilt lekeler için kullandığım kozmatik kremlerde var, sizlere onları da tantacağım yine doktor tavsiyesi ile almış oludğum ürünler. 

Ama şunu öğrendim ki lekelerden kesin kurtuluş yok. İstediğmiz kara koruyalım - koruyun  lekeler güneşi gelince geri geliyor. en azından daha belirgin olmasını ya da çoğalmasını önleyebiliriz. 




12 Temmuz 2016 Salı

TARZAN EFSANESİ

Dün kuzenim mesaj atıp evdeysen sana gelicem deyince hadi dedm jest yapayım sana yemek - sinema olayı yapalım.

Daha önce bahsetmiştim, imax sinemasından sonra normal sinemaya gidemez oldum. Tarzan filmi de imax de gösterime girince kaçmazdı. 

Film başrolünde İsveçli aktör Alexander Skarsgard oynuyor., kendisini ilk kez izledim ama True Blood diye bir dizi vardı hala devam ediyor mu bilmem o dizinin kadrosunda yer almış. Bu film için doğru seçim olduğuna inanıyorum, Tarzan rolünün hakkını çok iyi vermişti.

Jane ise daha önce pan am dizisinde izleyip güzelilğine hayran kaldığım Margot Robbie oynuyor. 

Film de usta birde oyuncu var tabi ki Samuel L. Jackson. Kadro efsane , film efsane.

Anne babasını kaybettikten sonra ormanda goriller tarafından büyütülen tarzan normal insan hayatına dönerek ingiltere de babasının soyunu devam ettirip asil bir hayat sürmektedir. Doğup büyüdüğü topraklar Belçika kralı yerli halkı köleleştirerek kongo'nun elmaslarına göz dikmeştir. Tarzan kendisine kurulan tuzak sonucu Kongo'ya geri döner.

Filmde muhteşem görsel efektler yer alıyor. Anlatabileceğim bir çok detay var ama çok fazla spam da vermek istemiyorum. Tarzan ve goril kardeşinin savaşını izlemek, tarzanın ormanda ordan oraya nara atarak salınmasını izlemek, orda o topraklarda, o atmosferde olmak istiyorsunuz. Kongo'nun doğasını hayran hayran izledim.

Eğer şehriniz de imax varsa biraz fazla ödeyerek bu filmi imax de izleyin yegane tavsiyem olacaktır.

11 Temmuz 2016 Pazartesi

işe Adapte Sorunu

9 günlük tatil sonrası iş mi ?? yo dostum yoo böyle olmamalıydı. 

Sanki hiç işe dönmeyecekmiş gibisine tatil yapıp, pazartesi sabahı iş gününe uyanmanın beynime ve vücuduma verdiği olumsuz etkiden kurtulmaya çalışıyorum. Bui saat oldu hala işe başlayamadım. Biraz olumlu teşvik almam gerekibilir bu konuda.

Ama çalışan kısım olarak hepimiz bu haldeyiz değil mi ?

Yaşım daha çok küçükken  kız olduğum için dua edip şükrederdim. 

Sebebini duymak için hazır mısınız ?

Çünkü

"Erkekler çalışmak zorunda, her gün işe gitmek zorunda biz bayanların ise böyle bir olayı yok. İstemiyorsak çalışmayabiliriz. Hatta ben çalışmicam, erkek ben miyim neden çalışayım."

Çocuksun işte hayal kuruyorsun. Hayallerim de bile çalışmayı sevmemişim.

Bakmayın böyle söylediğime, bir kere işe başlayınca 9 sene olmuş aynı yerde. Tabi daha öncesi de var. Çalışmayı sevmeden nasıl bu kadar uzun süre çalışabiliyorum diye soruyorum kendime, 

cevap basit : "harcamak istiyorsan kazanmak zorundasın."

ah aslında iş hayatıma atılmamı size daha sonra anlatmalayımı. Ne yollardan geçtim, ne zorluklarla mücadele ettim. 

 

10 Temmuz 2016 Pazar

Kamil Koç'la Seyahat Korkunç

Kesinlikle korkunçtu diye başlamak istiyorum. Son zamanlarda otobüs firmalarının sansasyonları sıkça duyulur olunca , yaz tatili için iki kız gideceğiz güvenilir bir firmayla yolculuk edelim diye gidiş - dönüş biletlerimizi kamil koç'tan seçtik ama seçmez olaydık. 

Aman Allahım!!

Gidiş otobüsü full eski otobüstü. Müzik, film - tv hiçbirşey yoktu onun dışında klimalar çalışmıyordu. Normal de otobüste üşürsünüz, geceleri serin olur otobüsler ama bizim otobüs cayır cayır yanıyordu. Muavin dahi şikayetçiydi. 

Dönüş otobüsünü ise sözde "rahat" otobüslerden seçtik. 

Koltuk araları o kadar dardı ki bacaklarımız sığmıyordu. O daracık araya yetmezmiş gibi önde oturan sorunlu çift koltuklarını üzerimize yatırmaya çalıştılar. Koltuklarını kaldırmalarını rica ettiğimizde ise sizde arkaya yatırın dediler. 

Otobüs içerisinde tartışma çıkartıp adam birde bana savaşma benimle demesin mi. Dahası önde oturan çift muavinin tanıdıklarıydı, durumu muavin ve kaptana ilettiğimizde ise çözmek için yardımcı olmadıkları gibi muavin bize toplu taşım aracında gidiyorsunuz ona göre davranın demesin mi !!

Otobüs içerisinde diğer yolculara sizin üstünüze koltuk yatırıp giden var mı diye seslendim. Bu kezde kadın bana gerizekalı demesin mi. Koca otobüste sadece o çift koltuklarını yatırdı. 

O kadar rezil bir firma ki, o kadar duyarsız personeli. Birde muavin pişkin pişkin arayıp şikayet edin dedi. 

Bir daha KAMİL KOÇ'mu ASLA. Kesinlikle kimseye tavsiye etmiyorum, baştan aşağı rezil bir firma. Daha ucuza başka bir firmayla daha rahat ve sorunsuz bir şekilde seyahat edebilirdim.




5 Temmuz 2016 Salı

Siz Hiç Kamp Yaptınız mı ?

Hala var mı bilmiyorum ama benim gençliğim de lise yıllarından bahsediyorum, Kızılay ve MEB gençlik kampları olurdu. Genelde burda çalışan kişiler çocuk ve yakın çevrelerini bu kamplara yollarlar.

Lise yıllarım da bende hersene bu kamplara giderdim. Türkiyenin çeşitli bölgelerinde kamp alanları olur ve siz bunlardan birini tercih ederek kampa yazılırsınız. 

Tam hatırlayamıyorum ama sanıyorum ki 10-15 kişilik gruplara bölünürdük, her grubun başında üniversite öğrencilerinden olan kamp liderimiz olurdu. Ve birde bu grubun içinden kampçılar bir başkan seçelerdir. Hep de o başkan ben olurdum. 

Tabi kamplar o zaman karma değildi , kız veya erkek şimdi nasıl bilmiyorum.

Kampda kurallar içinde yaşarsınız. Sabah kahvaltı saati, öğle yemeği ve akşam yemeği dışında yemek verilmezdi. Gidip alabileceğiniz bir yerde olmaz. Wc ler umumidir bütün kampçılar ortak kullanır. Spor saatiniz , hobi saatiniz , denize ve havuza girme saatleriniz vardır. Ceza alırsanız eğer bu aktivilerden birgün boyunca faydalanamazsınız. odanızda tek başına gün geçirirsiniz. 

Hatta odadan bile belli saatlerde çıkabilir, mesela dinlenme aralarında mutlaka odanızda olmanız gerekli. Oda dışına çıkarsanız, yan odaya dahi ceza alırsınız. 

Çadır kamplarnıda bu durum olmuyordu. dinlenme saatinde çadırın içine kendinizi kapatamayacağınız için çadır kampları biraz daha relax oluyor ama kesinlikle daha pis. 

Çadır kampına bir kez katıldım ve tövbe ettim, çünkü çadır kampında wc ler ve duşlar umumidir.. Ama gittiğiniz kamp tesis ise her odada 6 kişi kalır ve kaldığnız oda içinde duşunuz ve wc niz bulunur. 

Bunlar kötü yanları tabi biraz askeri eğitim gibi gelebilir size ama aslında kamplar çok eğlencelidir. Her gece bir oba eğlence düzenler bunun dışında bazen sizi kamp alanı dışına ilçelere gezmeye götürürler.Akşamları oturup uzun uzun kız kıza sohbet edersiniz.

Eğer hala bu kamplar devam ediyorsa mutlaka çocuklarınızı, kardeşlerinizi kamplara gitmesi konuşunda teşvik edin. Farklı bir deneyim kazanıyor.

4 Temmuz 2016 Pazartesi

Eski Blogcular

Eskilerde yani eski postlarda şöyle bir dolaşmaya çıktım da, 2011 - 2012 yılları, bloğun - bloggerların cafcaflı zamanları. Postlara ve yorumlara önem verildiği zamanlar. Şimdiyle kıyaslamadan edemedim.

Belki o zaman akıllı telefonlar sayesinde genişleyen sosyal medya hayatımız da bu kadar aktif olmadığı için elimizde bir blog var deyip sahip çıkmışız. 

eski yorumları okudum.. samimi , içten, hele yıllık izin olayım varmış ki herkes benim kadar çok sevinmiş. O zamandan sürekli yorumlaştığım bazı bloglara gittim, malesef birçoğunu kapanmış , bir kısmını ise eskisi kadar aktif bulamadım. 

Tabi bende kapıldım bu sürece. Şurda 2 aydır yeniden düzenli post gimeye başladım. Öncesinde birçok kez blogla ilgili denemelerim oldu, bıraktıklarım oldu, zaman ayıramadığım için yazamadığım günler - aylar oldu. Velhasıl şimdi burdayım, umarım tekrar böyle aralar vermem gerekmez. 

Hediye çekilişlerimiz olmuş. Birkaç blogger arkadaş hediye etkinliği düzenlemiş, içlerinde hala severek kullandığım hediyeler gelmişti bana. 

Yine tabi blogger buluşmaları, daha önce bahsetmiştim çok kıymetli arkadaşlarım oldu burda. Bundan sonrası için böyle arkadaşlık kurulurmu bilmem ama o zamanlar da olmuş, ne de güzel olmuş.

Kendi postlarımda gezerken, o zamanlar daha güzel daha özenli yazdığımı fark ettim. Şimdilerde iyice konuşma dilinde yazar olmuşum. Karşında ki bir arkadaşınla dertleşmek gibi oturuyorsun klavye başına başlıyorsun anlatmaya, daha önce demiştim artık okurken dönüp başa sarmam pek.

Eski blog arkadaşlarımı ziyarete çıkacağım tekrardan. Yeni blogger arkadaşları da bekliyorum, kendilerini tanıtsınlar. 

Artık birçok aktif blogda dahi yorumların azlığını görüyorum, oysa ki yorum bırakmak çok önemlidir. Bende maalesef çoğu zaman okuyup geçiyorum, yorum bırakma konusunda pek iyi değilim ama bu önem verilmesi gereken bir konu diye düşünüyorum.




3 Temmuz 2016 Pazar

Dead Summer 2016 Dizi Konusu

Eğlenceli, çerezlik, entrikasız olan yaz dizilerine alışkınız. Fakat ABD'de durum daha farklı işliyor. Yeni sezon dizileri bol karanlık mevzular içeriyor.

Dead Summer alışkın olduğumuz bütün klişelerle dolu yeni dizi. Bir grup genç yaz kampına çıkarlar ve cinayetler, ölümler peş peşe gelmeye başlar.  ABD dizi ve filmlerinin bol bol ekmek yediği klişe konu. Ve tabi dizi yine 80'lerde geçiyor.

Her ne kadar işlenişi baştan aşağı klişe koksada yine de kendini heycanla izlettiriyor.


 Geçmişe doğru gidecek olursak, en bilineni kesinlikle 1980 yapımı 13, Cuma olurdu.Heycanla izlediğimiz bu filmin sonunda jason annesinin bir bıçakla herkesi öldürdüğünü görmek hüsran vericiydi. Arkasından devamları çekilen 13, cuma da jason sahneye girince film daha korkunç bir hale geldi. 


Ve 2015 yılında The Final Girls, içinde hem komedi çok az korku barındıran daha çok eğlencelik ve absürd korku olan film. Konu ve işleniş yine aynı, bir grup genç terk edilmiş kamp alanını yeniden açarlar dönem yine 80'lerdir ve yine cinayetler peş peşe gelmeye başlar.

Bu filmler neden hep 80 lerde geçer bilmem belki kamp kurma olayı 80 lerde modaydı.

2 Temmuz 2016 Cumartesi

M.A.C Concealer - Corrector

şurda ve şurda concealer - corrector nedir ? nasıl kullanılır ? diye biraz bahsetmiştim. Şimdi ise kendi kullandığım ürünlerden bahsetmek istiyorum.

Günlük kullanımda garnier'ın orto ton kapatıcısını kullanıyorum.  Yapısı hafif ve sürülme şekli çok kolay. Roll on şeklinde bir ürün olduğu için kolay sürülüyor.  Fırça kullanma konusunda başarısız olduğum için ben nerdeyse bütün ürünleri parmaklarım yardımıyla uyguluyorum. Bu ürünüde yine göz altıma , cc - bb krem öncesi uygulayıp üzerine cc kremimi uyguluyorum.

Fotoğraf da gördüğünüz diğer ürün ise , markasını hatırlamıyorum şimdi esse mi öyle birşeydi. Sanıyorum ki gratis den almıştım. Kendi ten rengimin bir ton açığını aldım ki aydınlatıcı olarak kullanmak için. Cc - Bb krem sonrası , bu ürünle de yüzüm de yüksek yerlere çok hafif uyguluyorum ki  aydınlık bir görüntü vermesine yardımcı olsun. Bu üründe yine çok hafif yapıda ve ucu fırçalı bir ürün olduğu için kolay sürülüyor.



Bu ürünü gündelik iş hayatımın dışında kullanıyorum. MAC markasının corrector - concealer bir arada olan ürünü. Benim göz altlarım oldukça mor olduğu için corrector kullanmak zorundayım.  Bu üründe beni tatmin ediyor.

Kremsi yapısı var, kolay uygulanıyor. Göz altında yapış yapış bir his bırakmıyor, Bu ürünü o yüzden çok severek kullanıyorum. Gün boyu yüzünüzde kalabiliyor ve rahatsız edici hiçbir özelliği yok. 

Fiyat olarak biraz pahalı gibi görünebilir ama bu tarz ürünler uzun süre kullanıldığı için fiyatını ekarte edebiliyor. Kullanım ömrü sanırım 12 ay'dı.  

Gözaltlarında ki morluktan şikayetçi olan arkadaşlara tavsiye ederim. Pişman olmayacaksın.

1 Temmuz 2016 Cuma

Kadir Gecesi - Kadir Suresi

Okunuşu
Bismillahirrahmânirrahîm.
1- İnna enzelnahü fiy leyletilkadr
2- Ve ma edrake ma leyletülkadr
3- Leyletülkadri hayrüm min elfi şehr
4- Tenezzelülmelaiketü verruhu fiyha biizni rabbihim min külli emr
5- Selamün hiye hatta matle'ılfecr
Anlamı
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
1- Biz o (Kur'ân)nu Kadir gecesinde indirdik.
2- Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?
3- Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.
4- Melekler ve Ruh (Cebrail veya Ruh adındaki melek) o gece Rablerinin izniyle, her iş için inerler.
5- O gece, tanyeri ağarıncaya kadar süren bir selâmettir. 

1 yıldır özlemle beklediğimiz RAMAZAN ayı ve özlemle beklenen tek gece Kadir Gecesi.
Ramazan ayının son 10 gününde saklı olan, din alimlerince bu geceye isabet ettiği düşünülen Kadir Gecesine erişmek nasip oldu. 

Rabbul Alemin tarafından bol bol af dileyeceğimiz gece. 
Efendimizin , Hz. Aişe r.a annemize tavsiye buyurduğu dua gibi ;

Allahım! Sen affedicisin, cömertsin. Affetmeyi seversin. Beni de affet.”[Tirmizî, Daavât, 84.]'

Kadir Gecesi nin başka bir anlamı da , Hz. Ali r.a  Kufa mescidinde Sabah Namazını eda ederken Haricilerden ibni mülcem tarafından şehit edilmesi.

Ve okuduğumdan- aklımda kalan kadarıyla anlatmaya çalışayım, Kadir Süresinde geçen 1,000 aydan hayırlı gecenin şu bilgiye de işaret ettiğini okumuştum. Hz Ali r.a şehit edilmesi akabininde , halifelik emevi devletine geçmiş ve 1,000 ay hilafet emevilerde kalmıştır.

Rabbül Alemin, bu geceyi güzel ibadet ederek geçirmeyi nasip etsin.