31 Mayıs 2016 Salı

Haven Dizisi Finalinde Neler Oldu

2010 yılından bu tarafa eksiksiz takip ederim. Favori dizilerim arasında yer alırdı kendileri. 5 sezon boyunca kendilerini takip ettirmeyi başardılar. Bunda Stephen King'den Colorado Kids kitabının uyarlaması olmasının da katkısı büyük olabilir. 

Gerçi Küre dizisi de Stephen King uyarlamasıydı ama o diziyi yarım bırakmıştım. 
Şimdi yazınca fark ettim başlayıp sonunu gördüğüm dizi sayısı pek de çok değil. Genelde sıkılıp yarım bırakıyorum. Yarım bıraktığım dizilere bir ara değinmem gerek sanırım.

Haven dizisi her sezon güzel süprizler yaparak acaba yeni sezon nasıl başlayacak, neler olacak diye hep ilgimi çekmiştir. Finalini de yine aynı merakla bekledim ancak işlerimin yoğunluğu araya giren başka mevzular derken, son 4 bölümü izlemeye yeni fırsatım oldu.

Bu dizide böyle başına bir oturunca peş peşe gidiyor bölümler,  45 dk lık yapım olmasına rağmen zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz, dizi öyle akıcı ki olayların içine çekip kendinizden geçiriyor sizi.. 

Son 4 bölüme değinelim biraz,  olaylar iyice çözüldü, ama finali nasıl bağlayacaklar nasıl olacak diye merak ediyordum.  izlediğim en iyi finallerden biriydi, konuyu çok iyi bağladılar. Hiçbirşey hava da kalmadı ki sonu hava da kalan, ucu açık izleyiciye bırakılmış yapımlardan hoşnut olmuyorum.

Dizi de beni etkileyen kısımlardan birisi Duke'ün ölmesiydi.Yaşadıkları kasabayı kurtarmak için hepsi birçok fedarkarlığa katlandılar.

Audrey Parker'in geri dönüşünü bekliyordum ama paige olarak değil. Neden böyle yaptılarki derken o konuya da açıklık geldi. E bu kadar spam yeter, kalanını siz izleyin artık.

30 Mayıs 2016 Pazartesi

Dua Etmeyi Biliyor muyuz ? Biliyor musunuz ?


Mustafa Kaya
240 sayfa
Fenomen Kitapları

Size Bir Sır Vereceğim kitabının devamı niteliğinde görünse de pek değil aslında. 
Peki nasıl oluyor o :) 

Arada yine size bir  sır vereceğimden alıntılar var, kitabın sonunda da  size bir sır vereceğim kitabında okuduğumuz Tarık karakterinin yolculuğuna kaldığı yerden nasıl devam ettiğine ilişkin ipuçları var ve yeni bir kitabında yolda olduğunun işareti verilmiş.

Okuyanlar hatırlar ilk kitapta suyun öneminden ve nasıl dua etmemiz gerektiğine değinilmişti. 
Bu kitapta da yine bize dua ipuçları, nasıl dua etmemiz gerektiği hatta esmaü'l -hüsna dan nasıl faydalanabiliriz, esmaül hüsna ile nasıl dua edilir bu 'öğretiliyor'.

Kitabı 2 bölüme ayırabiliriz, ilk kısım da su ve dua ilişkisi ve dua ile ilgili çarpıcı bilgiler veriliyor.

Misal diyor ki ; Dikkat etmen gereken en önemli husus, ettiğin dualardaki kelimelerin sonuçları. Yani, dua ederken kullandığın kelimelerin nasıl sonuçlar vereceği ve o sonuca giderken senin başına nelerin geleceğini tam olarak bilmen gerekir.  

sen muhteşem bir sanatkara el açıyorsun, sanatkarane dua etmelisin. duana özenmelisin.gelişigüzel dua etmemelisin.


2, bölümde esmaül hüsna kullanılarak nasıl dua edilir, Her esmaya uygun dua örnekleri var.

Misal ; El Bari C.C
Eşyayı ve her şeyin vücudunu, her şeyi birbirine uygun halde yaratan yani her şeyi düzenli bir şekilde yaratan anlamına gelir.

İşlerinde başarılı olmak istiyorsan, fıtratına uygun bir işte çalışman gerekir. Esnaf isen sana en uygun işlerin gelmesi sana huzur verir. İşlerinde başarılı hayatında huzurl olmak istiyorsan bilhassa dünyevi maddi işlerin için ellerini açarak Besmele ardınca alemlerin Rabbi olan Allah'a 'Ya Bari' diyerek dua edersen senin için daha güzel sonuçlar ortaya çıkacaktır. 

Bu kitabı daha detaylı anlatmaya kalkarsam korkarım ki bütün kitabı buraya yazabilirim. En iyisi siz bu kitabı kısa sürede tedarik edin ve hem hayatınız hem dualarınız daha anlamlı bir hal alsın.






28 Mayıs 2016 Cumartesi

Şeytanı İzlemeyi Sever misiniz ?

Amerikan dizi sektörünün son zamanlarda "şeytan" temalı gerilim dizisi yapmaya bayıldıklarını düşünüyorum.

Outcst dizisi yine çizgi romandan uyarlama bir dizi. 8 Yaşında ruhunu şeytana kaptıran Kyle barnes'in hikayesi anlatalıyor. Klasik kız arkadaş ve bir rahip kyle yardımcı olmaya çalışıyor.

Dizinin henüz 1. bölümü yayınlandı, ben ilk bölümü yarısına kadar izleyebildim. Fantastik yapımları severim ama bu tarz şeytanlı ve karanlık yapımları izlemeye dayanamıyorum.
Bu tür sevenler varsa keyifle izleyeceklerdir.

Zira dizinin yapımcıları The Walking Dead'ın yapımcılarından Robert Kirkman. İMDB puanı 8,4


Diğer bir dizi 2015 yapımı "Lucifer"

Lucifer cennetten kovulup dünyaya gelmiştir. Lucifer mutsuz ve sıkılmıştır. LA dre bar işleten lucifer arkadaşının gözü önünde vurulması ve ölümüne şahit olmasından sonra polis departmanıa suçlunun yakalanmasında yardımcı olur. Ve artık polislerle beraber çalışmaktadır. Tabi gerçek kimliğini saklayarak.

Eğer ki illa içinde şeytan barındıran fantastik bir yapım izleyim diyorsanız bence luciferı izleyin.

Baş rolde oynayan  Tom Ellis, lucifer karakterini çok iyi canlandırmış. Kibirli, kendini beğenmiş ve yakışıklı. İzlerken ekrana yapışık kalma tehlikesi yaşayabilirsiniz, baştan uyarayım.



27 Mayıs 2016 Cuma

D Vitamini İçin Ne Zaman Güneşlenelim

Üç tarafı denizlerle çevrili, güneşi bol bir ülkede malesef D vitamini eksikliği kadınlarda oldukça yaygın durumdaymış.

3 ay önce bende de d vitamini eksikliği çıktı , hatta eksik değil vücudum da d vitamini kalmamış.

D vitaminin eksiklik belirtileri, kendimden örnek verecek olursam, geçmek bilmeyen eklem ağrıları , sürekli uyku eksikliği en çok yaşadığım rahatsızlıklar.

Güneşin UVB ışınlarından almış olduğumuz D vitamini eksikliği kemik problemlerinin yanı sıra kansere kadar yol açabiliyormuş. 

D vitamini sentezleyebilmek için 11 ila 3 arası, yani güneşin dik açıyla düştüğü sıra da UVB ışınlarının en fazla olduğu zamanlar. 



Eski bilgilerimizi çöpe atıyoruz ve güneşin dik geldiği ışınlarda arada cam, pencere önü olmadan direk gün ışığıda 30 dk boyunca güneşlenmemiz gerekiyor.
Yaz mevsimine ve tatil günlerine az kalmışken eksik bilgilerimizi tamamlayıp, güneş ışığından bolca faydalanmaya bakalım. Bu yaz bol bol d vitamini depolamaya özen gösterelim.

Ve yine bildiğimiz yanlış bir bilgi güneşin bütün ışınları zarar değil sadece zararlı ışınlar UVA ışınları,  UVA ışınlarının en yoğun olduğu saatler ise 9 ile 11 arası ve 15 ila 17 arası.

Teknoloji ile beraber tıp alanında da ilerlemeler kaydedildikçe doğru bildğimiz yanlışlar gün yüzüne çıkıyor.

D vitamini ve güneş hakkında daha geniş bilgiye sahip olmak için busiteyi mutlaka inceleyin

26 Mayıs 2016 Perşembe

Genel Cerrahi Hangi Hastalıklara Bakar

Dün tam kan sayımı için gitmiş olduğum hastane de, dahiliye bölümü kalabalık olduğu için çalışan arkadaşların da yönlendirmesiyle genel cerrahiye gittim.

Doktor bey'e, tam kan sayımı yaptırmak istediğimi, özellikle d vitamini, demir , b12 eksikliği yaşadığımı ve özellikle bunların tahlilini istediğimi söyledim. 

Beni güzelce dinledi ,  2 dk sonra tamam çıkabilirsiniz dedi. Gittim 4 tüp kan verdim.

Bugün sonuç göstermeye gittiğim de, doktor tuncer öcalan bana demirin yok hemotolojiye git dedi. Peki dedim diğer sonuçlar d vitamini istemiştim dedim, benim alanım değil ben onlara bakmadım dedi.

Ben şok.. Nasıl yani dedim. Bakmadım alanım değil dedi. 

Demir için ilaç yazıcak  mısınız dedim, hayır alanım değil dedi. 

Elime sonuçları verdi ve beni odadan çıkardı.

Yakınlarda ki parka gidip oturup ağladım ağladım sinirden. Doktor arkadaşımı aradım, üzülme ben sana ilaç yazarım dedi. Allahım gülsem mi ağlasam mı.

Ya madem senin alanın değil, dün beni neden başka bölüme sevk etmedin. Ben bakmıyorum demedin. 

Madem demir ilacı da yazmıyorsun neden o zaman demirimi ölçtün. 

İş yerinden zar zor izin almışım, bir daha hematolojiye gitmek için zaten izin alamam.

Mesleği doktor olan kişiler lütfen biraz sağ duyulu davranın. Beni - bizi ne kadar zorda bıraktığnızın farkında mısınız. 

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Harper Lee - Bülbülü Öldürmek

Harper Lee
Bülbülü Öldürmek
Sel Yayıncılık
357 sayfa


Geçtiğimiz şubat ayın'da kaybettiğimiz harper lee'nin 1960 yılında yazmış olduğum unutulmaz eseri. Aslında ilk romanı, 2, romanı ise 2015 yılında tesbih ağacının gölgesinde isimli kitabı. Bülbülü öldürmek romanının devamı niteliğin'de, henüz okumadım. Ama bildiğim birşey varsa devam romanları ilk yazılanın yerini asla tutamıyorlar. 

Lee 'nin 2, bir roman kitabı yazmak için 55 sene neden beklediğini merak ediyorum. Genelde bu kadar başarılı bir roman arkasından günümüz popüler yazarları bunu hemen ticarete döküp peş peşe yazmaya devam ederler.

Bu gerek ülkemiz de gerekse diğer ülkelerde bu şekilde. Bakınız : Sarah Jio , Debbie Macomber , Elif Şafak gibi, 

Geriye dönüp baktığımız da, bu tarz yazarların akıllarda kalıcı eser bırakmamalarının nedeni belki kitaplarının hepsinin birbiriyle yarışması ya da edebi değerden daha uzak yazılmaları olabilir.

Bülbülü öldürmek konusu ; 

Scott abisi jem ve yakın arkadaşları dill, avukat olan babaları Atticus Finch başlarından geçeni konu alan roman da 1930 lu yıllarda ABD'nin güneyinde  maycomb kasabasında siyahilere karşı ırkçılık tutumunu, hatta beyaz insanların bile kendi aralarında ki sınıf çatışmasını Scott'un gözünden anlatıyor.

Atticus başarılı ve değer yargıları olan bir avukatdır. Çocuklarını da bu değerler doğrultusun da yetiştirmeye özen gösterir. Kasaba da asılsız bir iddia sonucu hapsedilen siyahi tom,atticus'un bütün çabasına rağmen hapse atılır.

Kasaba da yaşayan insanlar, mahkeme de juri olan insanlar dahi Tom'un suçsuz olduğuna inandığı halde sadece beyaz'a karşı siyahi bir insanın tarafının tutulamayacağından kaynaklı Tom'u haksız yere hapse gitmesine göz yumarlar. 

Atticus'un , Tom'u savunma sürecinde kendisi dahil, özellikle scott ve jem , kasaba halkının kendilerine olan tutumlarından dolayı oldukça sarsıcı günler geçirir. Scott bize bu dönemlerde neler yaşadıklarını anlatıyor.

Benim için okuması geç kalınmış bir romandı. Umarım aranızda okumayan insanlar varsa benim kadar geç kalmadan biran önce alıp okurlar.







24 Mayıs 2016 Salı

Kaptan Amerika İç Savaş

Tamam marveli sevdiğimi bilmeyen yoktur sanırım. 

Özellikle Avengers serileri oldukça iyiydi, bu filmi de merakla bekliyordum, görmeyi istediğimiz birkaç kahraman da filme dahil oluyordu. 

Misal Örümcek Adam, Karınca Adam, Kara Panter gibi. Gösterime girse de izlesek diye dedğim gibi  beklediğim filmi dün izledim.

Ve bu neydi ???

Çekilmek için çekilmiş bir film..

Gereksiz, doğru düzgün efektler yoktu. Hayal kırıklığı.

Spider Man hele o neydi öyle ? May hala bildiğin 40 larında taş gibi hatun,  Spider Man filmde ergen rolde.

Yenilmezler, önceki 2 filmde izlediğiniz savaşları sonrası sivil halk içerisinden ciddi kayıplar verilmiştir. 117 devletin imzası ile yenilmezler artık birleşmiş milletlere bağlı olmak zorunda ve sadece uygun görüldüğü takdirde onlardan yardım istenecektir.

Bu durumda yenilmezler 2 ye bölünüyor. Kaptan Amerika, Clint , Wanda, Ant Man, Birds bağımsız olmak isterken , Stark ,Carter, Spider Man, Kara Panter, birleşmiş milletleri kabul eder. Filmin ortalarına doğru yenilmezlerin kavgasına şahit oluyoruz.. 
 

Yakında X-men girecek gösterime umarım onda hayal kırıklığı yaşamayız.

23 Mayıs 2016 Pazartesi

GENCO ERKAL - BİR DELİNİN HATIRA DEFTERİ

Bu oyunu bilmeyen var mı ?

Senelerce Erdal Beşikçioğlu oynamış olup, Ankara da efsane olan, bilet bulabilmek için sabah   6 da metro önünde sıraya girenler ve hep dolu olarak satışa açılan hatta erdal beşikçioğlunun bile bilet ayarlayamadığı,  bu oyuna gidenlerin etraflarına bolca hava attığı, gidemeyenlerin ağızlarının suyu aktığı oyun.

50 yıl sonra tekrar Genco Erkal tekrar Devlet Tiyatrolarında bu oyunu sahnelemeye başladı. Kendisi ilk 27 yaşında iken bu oyunu oynamış ve aradan geçen 50 yıl sonra bu oyunu tekrar yorumlamış, 27 yaşında nasıl oynadığını bilmem ama 77 yaşında bulunan genco erkal'dan böylesi bir oyunu izlemek nefes kesiciydi.

Oyunculuğu, oyunun çok ötesine geçmiş, 80 dk boyunca pür dikkat koca salon herkesin ağzının suyu aka aka izledi bu oyunu. 

Daha önce bahsetmiştim ankara da tiyatro denince hayat durur. o kadar tiyatroya gittim ama böyle bir oyunculuk izlemedim. Erdal Beşikçioğlu nasıl oynadı bilmem ama, Genco Erkalı izleyince demek ki sanatçı böyle olunuyormuş dedim. 

Genco Erkalı burada dakikalarca anlatabilirim, 77 yaşında böyle bir performans izlemek,üstelik bizim kültürümüzde olmayan tek kişilik bir oyunu izleyicinin dikkatinin dağılmasına asla izin vermedien oynamak gerçi istesek de dağıtalamazdık zaten. Sanıyorum ki oyunun içeriğinden çok genco erkalı şimdi ne yapacak diye izledik. Yok yok hepimizi büyüledi, başka açıklaması olamaz.

Bu kadar efsane olan oyuna nasıl bilet buldun derseniz, komşuda pişer bize de düşer oldu. Yan komşumuzun kardeşi bu oyuna 3 kişilik bilet almış ve onlarda oyun nasıldır gitmeye değer mi diye bana sordu.

Düşünün bu oyuna gidelim mi diye soruyorlar.... 

Velhasıl komşunun eşi, iş nedeniyle oyuna gelemeyince  beni davet ettiler, kandil günü nasıl olur felan derken gidelim dedik, bir yerde kandil hediyesi oldu. 

Oyunun konusunu anlatamam, ya alın kitabı okuyun ya da şansınıza bilet bulursanız gidip izleyin. Bu oyunu benim anlatacak kelimelerim yok.




21 Mayıs 2016 Cumartesi

Müslüman Aşkı Nasıl Olur

youtube da gezinirken karşıma şöyle yazan bir video çıktı ; müslüman kızın fenomen olma bilmem bişeyi, oysa ki az önce baktım ama nasıl şaşırdıysam adı bile gitmiş aklımdan, şaşırma sebebim az sonra, neymiş diye video tıkladım bağlantı linki vardı hikaye yazan"wattpad" den birisi.

You tube sağ tarafta buna benzer bir sürü video önerisi çıkmaya başladı. Birkaç saniye kaldım öylece sonrasında işte açtım yazıyorum. 


Herkesin aşık olduğu, "sakallı" müslüman genç kimselere bakmazken internet fenomeni "müslüman kıza" bakar ama kız feonmen olmak istediği için bu çocuğa bakmaz, bla bla bla bla bla

Pardon ?

Durumun vehametinin farkındamıyız ?

Gençlik nereye gidiyor ?

Müslüman kız, sakallı müslüman genç çocuk nedir ? Allah için biri bana açıklasın...

Kapitalist sistem, teknoloji, modern hayatlar, gerçekten olayın vehametinin farkında mıyız ??

Bi kere başı örtülü kız ve sakal bırakan genç mi sadece müslüman oluyor ?
 
Onedio sitesinde de yine buna benzer bir galeri vardı.

Müslüman aşkı diye birşey çıkıyor farkında msınız ??

Aman Allahım...

Aman Allahım..


Müslüman aşkı, müslüman sevdası, islami çerçevede aşk yaşamak diye birşey çıkıyor ve bu moda halini alıyor.


aman ALLAHım




 

20 Mayıs 2016 Cuma

Blog dan arkadaşlık olur mu ?

zaman zaman böyle bir post yazmak aklıma gelir sonra da aman nazar değer şimdi reklam gibi olmasın bla bla bla diyerek vazgeçerim. 

Bugün şöyle düşündüm madem ki bugün cuma, insanda sevdiğine sevdiğini söylemeli o zaman bunun altına sığınabilirim.

Şimdi efendim 2011 yılından beri blog yazarım, tabi bu ortamdan birçok kişi ile tanışıp çok güzel arkadaşlıklarım oldu. Çoğu ile hala görüşürüm. Bilirsiniz önceden blogcu toplantısı çok revaçtaydı o zamanlarda birçok arkadaşlığın temelleri atıldı.

Hele ki blogdan 5 kişi var ki hala görüşüp hasbihal ederiz. Ev toplantıları , bebek görmeler, ev ziyaretleri. akşam yemekleri derken sürüp gider görüşmelerimiz.

Mesela yasminim , sonra mell hatta yasminin söz fotolarını melle beraber çekmiştik. Hele ki mel'in evinde ramazan iftarları , ya da yolum melin evinin olduğu civara düşerse çay koy geliyorum diye aniden gitmeler.

Diğer bahsettiğim iki arkadaş artık blog yazmıyorlar, iş güç derken fırsatları olmuyor.

En sona bıraktığım kişiyi çoğunuz tanıyorsunuz  nabrut, kendisi hayatıma taa ilk blog açtığım zamanlarda girmiş olup yerini özenle korumaya devam etmektedir. Nabruttan bahsedecek olursam, kendisi  yanağında ki gamzesiyle sevimlilik abidesi. çekirdek çitlenecek komşu kızı. Çat kapı alo fetva hattı. Hayatım da ne güzel yer etti. 

Yavru vatanda yaşadığı için çoğu zaman görüşememekten hayıflanırız. Birde bizim whatsapp konuşmalarımız vardır ki görmeniz lazım. zaten görmeniz için de onları artık zaman zaman post yapıcaz.

Allah cuma günü hürmetine sizinde karşınıza böyle güzel insanlar, arkadaşlıklar çıkarsın.


18 Mayıs 2016 Çarşamba

Yanakta Gamze Sever misiniz ?

Tamam hemen kim sevmez ki demeyin, Evet  bayan olsun erkek olsun bi sempatiklik katıyor. Belki gülüşünüzü güzelleştiriyor. 

Peki gamzeli olmak bir ayrıcalık mı ?


Gamzesi olmayan kişilerin zorla gamzem var bak işte şurda diye binbir şekle girdikleri, dudaklarını yüzlerini garip garip şekillere soktukları, bütün uğraş yanakta bir çuikur oluşturmak. 

Şahsen yüzümde birkaç tane gamze olduğu için insanların böyle kılıktan kılığa girmelerine bir anlam verememekle beraber bana bu durum komik geliyor.

Öyle özenilecek birşeye sahip olduğumu hiç düşünmedim. Gamzelerim görünsün diye abartılı gülüşlerde bulunmadım. ( gerek yok zaten çok belliller ) hatta bazen görünmesin diye uğraştım. Güldükçe yanağınızın ortasından aşağı doğru uzanan bir çukur ve çizgi bana göre. 

Ama gamzelerimden kaynaklı bir çok garip durumda kendimi bulduğum olmuştur. Misal kursa bir kızın benimle selfie çekinmek istemesi. Neymiş efendim arkadaşlarına hava atacakmış, diyecekmiş ki ; 
" yanağında üç gamzesi olan bir arkadaşım var."  

Yine bir arkadaş ortamın da, gamzelerin ne güzel denmesine karşılık, başka bir kızın "aaa senin gamzen mi var, hiç dikkat etmemiştim" demesi. konuşurken bile ortaya çıkan üç tane çukuru görmemesine ben fesatlık deyip geçiyorum. 

Gamzelerini daha çok belli etmelisin, ya sen gamzelerini kullanamıyorsun ah onlar bende olacaktı ki diyenlerimi ararsınız. 

Arkadaşlar gamze deyip geçmeyin, onun bile bir duruşu var. Kimisine acayip çok yakışıyor ben bile böyle gamzelerim olsaydı diyorum. Çünkü kendi gamzelerimi sevmiyorum.

tamam bulmuşda bunuyor diye yorum yapmayın. Evet çoğu insanda 1 tane bile olmayıp bende 3 tane var ama gel gör ki pek sevmiyorum. Çünkü sevdiğim gamzemin olduğu yanağımdan fotolarda güzel çıkmıyorum.  Hayır diğer yanağımda ki gamzelerin de duruşunu pek beğenmiyorum.

16 Mayıs 2016 Pazartesi

Öfke Nasıl Yenilir ?

Öfkenizi nasıl yenersiniz sayın okur. Ya da yenebiliyor musunuz ?

Kendimden misal benim öfke sorunum var, birden kan beynime sıçrıyor derler ya öyle oluyorum, elim ayağım boşalıyor. Vücudumun kan akış şekli değişiyor resmen. Yen öfkeni diye telkinde versem kendime, La havle de çeksem öfkemi yenmekde zorlanıyorum. 

Öfkeli anıma denk geldiyseniz gerginliğimden herkes nasibini alıyor.  

Tahammülümün bittiği nokta oluyor.

Geçen bir arkadaşımla görüşcektik, dedi ki enerjim düşük, gerginim, negatiflik saçıyorum, böyle anlarda görüşmemeyi tercih ediyorum ki karşımda ki de benden o kötü enerjiyi almasın.

Düşününce ne kadar doğru geldi, ben bunu hiç uygulamamıştım, benim sinirimden herkes nasipleniyordu.
E tabi sonra yekta sinirli ve gergin diyorlardı benim için.

bende hayatımda bunu bugün uygulamaya başladım, arayan arkadaşıma çok gerginim konuşurken kırabilirim sonra görüşelim dedim, tmm dedi. 

Başka birisi ısrar etti neden sesin böyle kötü diye, abi gerginim işte, " sonra" diyorum hala soruyor, gel de iyice sinirlenme, Karşındaki insan sana gerginim sonra konuşalım diyor neyine ısrar ediyorsun,

Geçenlerde öğrendim ki, iş yerindeki bazı kişiler benden çekiniyormuş, korkuyorlarmış, azarlıyormuşum. E o zaman bana yalan söylediğini bildiğim halde aynı yalanda ısrarcı olma ki azarı yeme. 

Sayın okur hala çok gerginim, çok fena saydırmak istiyorum herkese...

Yavaş yavaş değişirsiniz bu işlem öyle yavaştır ki ne arada değişip farklı bir insan olduğunuzu anlayamazsınız. Ben ne zaman böyle oldum sorusu karşısında susar kalır düşünmeye başlarsınız.

Bence herkes aptal, ya da çoğu insan aptal ve biliyorum stres beni hasta edebilir ki ediyor da zaten.

Tahammülümü nasıl genişletebilirim hiç fikrim yok. Ve yine diyorum aptallıktan geberen insanlar var.

13 Mayıs 2016 Cuma

Orkide Nasıl Büyür

Orkide çiçeği narin yetişen bir bitki olduğu için bakımı ve büyütmesi biraz zahmetli olabiliyor. 

Çoğu kişi orkidesinin çiçek açmamasından, sadece yaprak olmasından şikayet eder. Çiçek açmamasının tek sebebi yerini sevmemesi. Aslında çoğu çiçek yerini sevmemesinden kaynaklı ölüyor. 

Çiçek yetiştirmek başlı başına bilgi sahibi olmayı gerektiriyor. Mesela menekşe hepimiz biliriz cam önünü sever. Oysa ki aloe vera nızı cam önüne koyarsanız, cam mercek etkisi gösterceği için çiçeği direk yakıyor. Deneyimle sabit. 

Orkidenizin çiçek açmasını istiyorsanız eğer yapacağınız tek şey direk gün ışığı alacağı bir yere koymanız olacak. Orkide bol ışığı seviyor, fakat cam önü gibi yakıcı ışık değil. Bol ışık alan bir yerde göreceksiniz ki orkidenizin çiçekleri hiç bitmeyecek. 

Orkide bakımı için diğer bir ipucu ise, şebeke suyu yerine hazır su kulanmanız yahut dinlenmiş ya da önceden kaynatılmış su kullanmanız. Şebeke suyunda ki klor miktarı orkide için sert gelebiliyor. 

Orkidenizi koyduğunuz cam fanus yada saksı içine mutlaka taş doldurun. Zaten orkideler de taş doldorulmuş fanus içinde satılıyor. Taşlar çiçeğin sürekli nemli durmasını sağlayacak. Çiçeğin kökleri sürekli su da kalmış olacak. 

Orkidenizin sapları kurumaya başlamışsa eğer, üç boğum altından orkidenizi kesin ki kuruma sapın köküne kadar inmesin.

ve son olarak orkidenin bulunduğu oda da temiz hava sirkülasyonu olması gerekiyor. Bu da yine bütün çiçekler için geçerli, çiçek bulunan ortamlar da temiz hava sirkülasyonu olması lazım, arada camlarınızı açarak çiçeklere ve odanıza temiz hava girmesini sağlayın.

Benim kendi orkidemde uyguladığım yöntemler bunlar.

12 Mayıs 2016 Perşembe

Tesettür mü dediniz yoksa baş kapatmak mı ?

Günümüz popülaritesi "tesettür" kavramı. 

Zaman ilerleyip değiştikçe kullanmış olduğumuz kelimeler gerçek anlamlarından çıkıp farklı boyutlara doğru gidebiliyor. Kelime anlamı değişmeyip sembolik olarak kalsa da malesef içi boş bir kelimele dönüşüyor. Tabi bunda en büyük payı ilerleyen teknoloji alıyor.

Daha eski tarihlere gidecek olursak "tesettür" "başörtüsü" için verilen ideolojik savaşlar, 28 şubat döneminde yaşananlar. Başı örtülü insanlara uygulanan yasaklar. Misal : "Nüfus kağıdı almak, hacca gitmek, .sürücü belgesi almak, üniversite imtihanlarına girmek ve üniversiteye girmek "gibi okuyunca hayrete düşürücü bir çok yasak. Bunların hepsini yapmak için baş örtüsünü çıkarmak zorunda kalan kişiler. Çok değil daha 10-15 yıl öncesinden bahsediyoruz. 

Ben bu zorlukların hiçbirini yaşamadım....

Bundan sonra yaşar mıyım bilmiyorum....

Ama şu nu biliyorum ki, "başını kapatmak ya da başının bir kısmını kapatmak " yaşadığımız bu zaman da hiç olmadığı kadar kolay.

Peki ya "Tesettüre Girmek " yani "Allah C.C" ört dediği için, emre uygun olarak örtünmek ise bu zaman da en az o dönemlerde tesettürlü kalmak kadar zor.

Yazı Dizisi 1.

11 Mayıs 2016 Çarşamba

Whatsapp Artık Bilgisayar da

whatsapp olmasa halimiz nice olurdu kimbilir. Net üzerinden anlık mesajlaşma ile SMS devrini bitirip kendi devirlerini yarattılar. 

Telefon şirketlerine para ödemeden, net üzerinden;görüntülü konuşma, telefonda konuşma ve en çok kullandığımız mesajlaşma ile hepimizin can damarı oldu. Whatsapp benzeri bir çok uygulama var evet ama en çok tercih edilen uygulama whatsapp, Belki bu uygulamaya alıştığımız içni böyle bilemiyorum.

Whatsapp kendi özelliklerini geliştirerek telefondan pc ye sıçrama yapıyor. Hatırlarsınız eskiden hepimiz messenger kullanırdık, akıllı telefonlarla beraber messenger devri sona erdiği gibi yerini skype uygulamasını barıkmıştı. Şimdi pc üzerinden de kullanıcılarına ulaşmayı hedefleyen whatsapp kendi altın çağını sürdürcek gibi görünüyor.

Bugün okuduğum habere göre, whatsapp uygulmasını tarayıcı gerektirmeden kullanacağız.  Çalıştığmız yahut gezidğimiz tarayıcının arka planında whatsapp olmayacak. Windows 8'in altında ki sürümlerde çalışmayacağı söyleniyor.

"Uygulama şu an Windows 8'in altı Windows sürümlerinde çalışmıyor. Yeni sürüm Windows ve Mac OS kullananların QR kodunu taratmaları gerekiyor; tıpkı Whatsapp Web'de olduğu gibi. Böylece Whatsapp'a bağlandığınızda bildirimler de aynen diğer uygulamalarda olduğu gibi ekranın sağ alt bölümünde görülecek." 
Bu bölüm alıntıdır.

Anime Sever misiniz

anime izlemeyi sever misiniz ? Bende çocukluktan gelen bir alışkanlık sanırım, animelere karşı ilgim vardır. İzlemeyi severim, resim okurken çizerdim de.  Sonraları çizmeyi bıraktım ama izlemeye devam.

Farklı bir dünya anime, belki benim fantastik yapımlara olan hayranlığım yüzünden izliyorumdur.

Bu aralar denk geldiğim 2016 yapımı anime adı koutetsujou no kabaneri. 3 bölüm yayınlandı, kaç bölüm ya da kaç sezon olacağı hakkın da bilgim yok, denk geldikçe izliyorum.

Bazen de böyle başlarım anime izlemeye bu isimleri yüzünden bi süre sonra ne izlediğimi unuturum yada ararım bulamam, bu şekilde yarım kalan animem de çok olmuştur. 

Kabaneri animesine gelirsek, zombilerden payını artık animelerde aldı. ama bu japonlar zombi yerine kabaneri diyor. Kabanelerin yayıldığı dünya da hayatta kalmaya ve diğer insanları korumaya çalışan, yari ceset kabaneleri ve savaşçıların verdiği mücadeleyi anlatıyor. 

Anime izlemeyi seviyorsanız tavsiye ederim. 

Bu arada anektod düşeyim buraya, sailormoon crystal sezon 3, bölümleri eklenmeye başlamış. Sailor moon sevenler kaçırmasın.


10 Mayıs 2016 Salı

Google Beni Nasıl Tanıyor

Bu postu en çok nabrutum yapar, bende itiraf ediyorum ondan esinlendim. Zaman zaman bakarım insanlar nasıl geliyor benim bloğuma diye, uzun süredir ara vermiş olmama rağmen aramalarda pek bi değişiklik olmamış. 

İnsanlar bu yıl beni google bakın bu aramalarla bulmuş

- Kapancam ama dışardaki tepkilerden korkuyorum (bunu nerden bulmuş google anlamadım)

- Tarkan kiminle evli

-Tesettüre girmek istiyorum

-tesettüre girip açılmaktan korkuyorum ( okurun iç döküşleri beni bulmalarında yardımcı olmuş)

-still marry me

-kınalı hasan (fi tarihinde atılan posstan gelenler oldukça şaşırttı)

-nasıl kapandım

9 Mayıs 2016 Pazartesi

The Librarians

Efsane Avcısı  filmini bilir misiniz ? 3 Seri olarak  gösterime girmişti, İlk seri 2004 - 2006 ve 2008 yıllarında yayınlandı. Başrolde izlediğimiz Noah Wyle kütüphaneciyi canlandırıyordu ve dünyanın çeşitli yerlerinde bulunan efsanelerde adı geçen objeleri toplayıp kütüphaneye götürmekle görevli full zeki arkadaşımızdı. 

2014 yılında bu seri film The Librarians - Kütüphaneciler olarak dizisi çekilmeye başlandı. Başrolde yine Noah Wyle yer alıyor. Bu adam bana ultra sempatik geliyor ki bunda film ve dizinin katkısı büyük olabilir.
Dizi de filmden farklı olarak,  Flynn dışında 3 birbirinden süper ve farklı zekaya sahip kütüphanecimiz daha var.

Kalite olarak orta yapım diyebilirim, efektler fena değil, daha çerezlik bir dizi. Filmde ki ana konuya bağlı kalarak, kütüphaneciler bir yandan efsaneevi objeleri toplarken diğer yandan kötülerin dünayayı ele geçirme planlarına karşı koymaya çalışıyorlar. 

Ve dizinin ana teması, Büyü gerçek ve şu anda dünya ya yayılıyor.Gerek mitolojiden gerek hikaye kitaplarından gerekse shakespeare de ki kötü karakterlerden bazıları büyüyü kullanarak dünyayı ele geçirmeye çalışıyorlar

Dizi de 2 sezonu arkada bıraktık. Her sezon 10 bölümden oluşuyor. Ve izlenebilir bir dizi diyorum.


6 Mayıs 2016 Cuma

Sevda Kuşun Kanadında

Türk dizileri ile aram hiç yoktur, baştan 1-2 bölüm izleyip reyting alsın diye entrika dolu çarpık ilişkileri iyice abartan yapımları izleyerek beynimi çöplüğe çevirmek istemediğimden ve bana izleme zevki vermediğinden dolayı izlemem. Ama bunun yanısıra dizi izlenecekse TRT yapımları izlenir diyorum,TRT yapımları hep kaliteli gelir bana. 

Dönem dizilerini gerçekliğine bağlı kalındıkça izlemekten hoşlanırım. TRT Sevda Kuşun Kanadın da isimli dizide şimdilik böyle bir dizi gibi. Bu hafta 2, bölümü yayınlancak olan dizi de 68-72 yılları konu alıyor.

Dizi de bir çok siyasi ve aydın kişilere de kısaca yer verlimş. Erbakan hoca, Necip Fazıl Kısakürek gibi dönemde etkin isimleri de izlemek benim için keyif verici. 

Deniz Gezmiş daha geri planda tutulmuş gibi geldi bana, oysa ki daha ön plana çıkarılsaydı, sonuçta bir döneme adını yazdırdı, 68-72 dönemi Deiniz Gezmiş ve arkadaşları olmadan nasıl anlatılır ki..

Bunun yanı sıra dizi konusu, sol - sağ kavgasını anlatıyor. Sol görüşe mensup tümay  ile , tam bağımsız arifin ilişkilerini izlerken dönemle ilgili de bilgi sahibi oluyoruz.  Şu anda tek isteğim dizinin çizgisini bozmadan, bize o dönemleri anlatması.

ülke için,. dönemin gençleri için ne kadar zor sancılı dönemler geçirmişiz. Sözde ideolojiler uğruna belki de hiç uğruna yitip giden canlar, sağcısın - solcusun diye birbirine düşman olan gençler. Gerçi etkileri ve benzerlerini günümüz de yine yaşıyoruz.

Sevda Kuşun Kanadında

Dağbaşında rastladım aksakallı birisine
Bin yıllık bir halıya bin yıldan beri
Bağdaş kurmuş bir çınar gibiydi
Sordum ona "Aşk ne ustam hayatın sırrı ne,
Tepeden tırnağa aşığım ben
Ve koskoca bir hayat var önümde?"

Sevda kuşun kanadında
Ürkütürsen tutamazsın
Ökse ile sapanla vurursun da saramazsın
Hayat sırrının suyunu
Çeşmelerden bulamazsın
Ansızın bir deli çaydan içersin de kanamazsın

5 Mayıs 2016 Perşembe

Selamun Aleykum Pekin

İg de tesadüfen karşıma çıkan bir sahne sonrası izlenecekler arasına not almıştım. Dün akşam da müsait bir vaktim olunca sessizlik de bölünmeden izlemek istedim. bende bıraktığı etki hemen hemen devam ediyor diyebilirim. 

Endonezya yapımı film, (endonezyalılar bu ara sosyal medya da da oldukça popülerler bu konuya daha sonra ayrıca değineceğim) Film 96 dk sürüyor ve biraz spamlı bahsedebilirim.

Esma, nişanlısının onu aldattığını öğrenince, kariyerine odaklanır ve pekine gider. Pekin de tur rehberi zahong when ile tanışır. Müslüman olmayan zahong ile esma arasında başlayan arkadaşlık, esmanın beklenmedik hastalığı ile endonezya ya dönmesi ile farklı bir yola girer.

Yanılmıyorsam dünya da en fazla müslüman nüfusa sahip ülkelerden birisi endonezya , hal böyle olunca da dini unsurlar da filmlerinde yer buluyor. Ve kore yapımlarına dair gönderme bu film de de yerini almıştı. Öyle düşünüyorum ki koreliler dünya çıtasını oldukça yükselttiler, ne olacak bu bekar kızların hali diye düşünmeden edemiyorum.

fotoğraflarda ekran görüntüsü almak yerine telefonla çektiğim için oldukça kötü ama yine de okunuyor.
keyifli izlemeler diliyorum ve eğer ilginizi çektiyse mutlaka izleyin derim.


3 Mayıs 2016 Salı

Kozmetik Ürünlerde Kullanım Ömrü

Kullanmış olduğumuz kozmetiklerin de bir raf ömrü ve bir de kullanım ömrü var arkadaşlar. Önceki yıllar da pek bilinmeyen bir durumdu, ambalajlar da yer dahi almazdı. Dibini görene kadar kullanmaya devam ederdik. 

Makyaj malzemeleri içinde aynı şey geçerli, aklınıza gelen her türlü kozmetik ürününün bir raf ömrü ve birde kapağı açıldıktan sonra yani siz ürünü kullanmaya başladıktan sonra olan kullanım süresi var. 

ürünleri kullanmaya başladığınızda buna çok dikkat edin. Kullanım ömrü biten ürünler içerisinde bakteri oluşturmaya başlar, bir süre sonra siz üründen fayda değil zarar görmeye başlarsınız.  Cildinizde enfeksiyon oluşma , kızarıklık gibi tehlikeleri var.

Yukarda ki fotoğfra ürünlerin kapağı açlıdıktan sonra ki kullanım süresini gösterir. 6-9-12-18-24 m ifadesi ürünün 6 ay - 9 ay olduğu anlamına geliyor. Bu süre dolduktan sonra ürünler kendilerini biraz daha götürebiliyor ama raf ömrü 6 ay olan bir ömrü 9 ay boyunca kullanmayın.

Kozmetik ürünler uzun vadeli ürünler olmasına rağmen, kullanım tarihi içerisinde bitmeyince illa ki çöpe gitmek durumunda. Benim böyle ürünüm oldukça fazla.

unutmadan belirteyim ki parfümde de aynı şey geçerli. Yani yediğiniz , içtiğiniz, sürdüğünüz, kullandığınız ne varsa hepsinin bir kullanım süresi var ve süresi bitince hepsi etrafa zehir saçıyor. 

bazı ürünlerin kullanım süreleri şu şekilde ; 

Mascara: 3-6 ay, Allık: 12-18 ay, Ruj : 18 ay, Güneş Kremi: 12 ay, Fondöten: 6 ay, 
Far: 12 ay, Eyeliner: 3-6 ay, Göz Kalemi: 24 ay, Şampuan: 24 ay, Duş Jeli: 24 ay
 
Umarım kullandığınız ürünlerde artık daha dikkatli olursunuz.





 

2 Mayıs 2016 Pazartesi

Evli Tarkandan İlk Görüntüler

Nasıl yani değil mi ? 

Teoman evlendiği zaman da şimdi teoman evine giderken ekmek ve süt mü alacak yorumları yapılmıştı ki oda çok fazla alamadan bir süre sonra ayrıldı.

E şimdi peki tarkan nasıl evlenir ?  Niye evlenmesin ki. Tarkanı kaç kez birileriyle gördük.

Yıllarca Berna Öztürkmüydü neydi o avukatın adı onunla beraber yaşadı, adam zaten uzun süreli ilişkilerin adamı. Bu hanım kızla da 5 yıldır birlikteymiş. 

Tarkanı bir kenara bırakın arkadaşlar asıl bu kız arkadaşlarına ne diyecek şimdi

Ay benim kocişde TARKAN işte, ya evet bende TARKANLA evliyim, TARKANI aradım akşam gelirken eksikleri alsın diye, TARKAN da hasta bu aralar biraz üşütmüş, TARKAN, TARKAN,TARKAN 
böyle bi kızla arkadaş olmayın, böyle kızın arkadaşı olunmaz. 

O ne lan her daim kocişim TARKAN şeklinde olacak. 

Kıskançlıktan herkes çatır çatır çatlar. 

Sen git tarkanla konserde tanış sonra onunla evlen, yürü git...