17 Kasım 2016 Perşembe

Hayvanlara Eziyet Etmeyin

İş  yerin de bebekliğinden itibaren baktığımız bir kedi vardı. O kadar minikti ki annesi belli ki terk etmiş oda bizim iş yerine sığınmış. Mutfak konteynırının altına saklanmış. Bizim aşçı kediyi fark edip, her gün önüne yemek veriyordu. Kediyi insanlar korkutmuşlardı. İnsan görünce korkup kaçıyordu.  Birkaç ay içinde kedi büyüdü. Öyle güzel tatlıydı ki gri renkliydi. 

Yavaş yavaş da bizlere alışmaya başlamıştı. Yanımıza hala tam yaklaşamazdı. Birde iş yerinde horozlar var kediye verdiğimiz yemeğin gelip başına dikilip kediye yedirmezlerdi. Bizde veridğimiz yemeğin başında kedi yesin diye beklerdik. 

Öyle yani gerçekten iş yerinde olabileceği kadar özenle besledik. 

Ama insan olduğunu düşünen birisi, ki kesinlikle insan olduğunu sanmıyorum. Bu yavru kediye dün sopayla beline vurmuş. Kimin yaptığını bulamadık. Hayvancağızın bel kemiğini kırılmış. Yerde öylece hareketsiz şekilde yatıyor. Hiç dokunmadık önüne yemeğini koyduk, aç kalmasın diye.

Bugün de Alo 152'yi aradık. Ankara da ikamet eden arkadaşlar bunu mutlaka not alın. 152'yi aradık ve bir saat içinde bir ekip geldi. Kediyi alıp gittiler. Umarım kediye gerekli bakımlar yapılır ve kedi kurtulur. 

Etrafınız da böyle eziyet görmüş başı boş hayvanlar varsa 152 yi arayabilirsiniz. 

Onların da birer canı olduğunu, kötü muamele de canlarının yanacağını düşünemiyor musunuz ? Bu nasıl bir canavarlık, nasıl küçücük bir hayvana böyle vurabiliyorlar ?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder