4 Temmuz 2011 Pazartesi

Hayattan espiriler

bu saatte mahallenin kızları yaşları 19 ila 20 arasında değişen kızlar çıkmış bize gelmişler okey oynayalım diye, hepsini evden büyük zevkle kovdum gidin başka yerde oynayın diye onlarda bana biz sana gelmedik zaten teyzeye geldik sanane dediler :D o zaman annemide götürün dedim hepsini evden tekrar kovdum kendilerine okey oynayacak başka yer aramaya gittiler :D:D bende evde rahat rahat tv keyfi yapayım dedim kanal 7 yi açtım mustafa karataşa bir kadın bağlanmış diyorki kocama iki kez rüyasında şapkalı bir adam geldi onun ölceğini söyledi, üçüncü gelişinde kocamı götürdü, allahım gülsemmi ne yapsam bilemedim demeyim direk gülmeye başladım hatta hala gülüyorum :D:D Aranızda rüyasında şapkalı birini görenler olursa aman dikkat diyorum 3, de götürüyorlarmış :D:D

Ayın 1'de milliyet  gazetesinde çetin altanın yazısını okuyan varmı bilmiyorum ama yazısından bir parça yazayım kendisi hayattaki kaçırdığmız espiriler üzerine durmuş,

*piyanist bir Alman aristokratının da eşi olan Bedia Muvahit, ünlü bir tiyatro sanatçısıydı.
Bir gün bir kadın kuaförünün koltuğunda otururken, yanındaki koltuğa genç bir kadın gelip oturmuş ve Bedia Muvahit’e dönüp:
- Ben de, demiş; sahne sanatçısı olmayı çok istiyordum; orospu olurum diye babam izin vermedi.
* * *
Bedia Muvahit, şöyle bir bakmış genç kadına:
- Peki, demiş; sonra ne zaman oldunuz öyle?

:DDDDDDDDDDDDD

3 yorum: