30 Haziran 2011 Perşembe

KİBİR


İnsanda bulunan nefsin en büyük hatası kibirdir. Allah'ın insana verdiği serbestiyet hududunu aşmaktır.
Bu hal insanda iki şeyden ortaya çıkar.
1-Bilgisizlik. Bildiğini sananların cehaleti.
2-Görgüsüz zenginlik.
Hakikatlere itiraz ve hücumun kompleksinde kibir gizlidir.
Nefsini büyük görenin her hususda kendini beyenmesidir kibir...
"Sahibi devlet olana öfke yaraşmaz" demişler. Yani öfke kibrin küçük
bir tezahürüdür. Farkına varamazsın demektir.
Gerçeğe ancak tek yoldan gidilir. Ama ondan uzaklaştıran binlerce yol
vardır. Bu yolun başında (kibir) gelir.
Gerçek, inkârı mümkün olmayandır.
Hakikat ise bambaşkadır. Hakikati herkes anlayamaz, irfan işidir. Ancak arif olan anlar.
Kibir: Ekber olan Allah'a bir nevi isyandır. Allah'ın (El mütekebbir)
esmasına bilmeden karşı gelmektir. Gizli şirktir. Küfürdür.
Gizli Şirk:
Cehaletin, bilgisizliğin altında gizli olan küfürdür.
İnsanlara bakarak kimin dost olduğunu anlamak mümkün değildir...
Dikkat et. Allah ahseni takvim yarattığı insana serbestiyet vermiştir.
Fakat (akıl)da vermiştir.
Bu izahdan sonra (kibir) Allah'ın emirlerine, peygamberin bildirdiklerine
inanmış o yolda giden bir İnsana yakışmaz. Kibrin muhtelif şekilleri vardır.
Zengin kibri: Bilmeden inkârdır. Kimi?
Âlim kibri : Küfürdür.
Makam kibri : Hırsdır küfürdür.
Güzellik kibri : Faniliği yarı inkârdır. Bilmeden.
Kuvvetli kibri : Kendine zulümdür. Günahdır.
Ahmak kibri : Nefsin kendine zulmüdür.
Görmemişin kibri : Nefsin küfrüdür.
Kıskançlık kibri : Küfürdür.
Gıpta kibri : Küfürdür.
Asalet kibri: Küfürdedir.
Zalimin kibri: Büyük günahtır.
Galibiyet kibri : Takdiri inkâra kadar gider. Sonu husrandır.
Zalimler kibirlidirler, işkence bunlardadır, işkence zalimlerin kibrini
gizleyen hırslardır.
Ezan okunuyordu. Görünüşde pejmürde kılıklı, içinin mahmurluğu
görülmeyen bir derviş oradan geçiyordu. Bana, Allah büyüktür demesinler
Allah'ı küçültmüş olurlar.
Gözlerine baktım, gözlerime baktı. Dediğin doğrudur dedim.
Ama bunlar kendi küçüklüklerine Allah'ı yanaştırmak için Allahuekber
diyorlar.
Sen bakma bu lâflara herkes anladığı kadar O'nu anlar. Haydi güle güle
derviş dedim.
Selâm verdi, ikimiz de camiye girdik.
Bu hikâye tuhaf değil mi? Zaten sırrı bu tuhaflığında gizlidir.
Dr.Münir Derman hazretlerinden ALINTIDIR...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder