24 Eylül 2016 Cumartesi

Matrix Reloaded - Matrix revolutios

Matrix serisini peş peşe izledim maalesef 2 ve 3 filmler de bol bol aksiyon olduğu için tek postta ancak toparlarım. Yani anlatacak ne var ki ? Trinity robot gibi dövüşmesi olabilir mi ?

Cidden o neydi öyle, dövüş  sanatları içlerinde felsefe barındırır ve estetikleri vardır. Misal bunu Kahin'in korumasının dövüş sahnelerinde ya da morpheus'un sahnelerinde görebilirsiniz. Ama trinity bana anımsattığı tek şey robot gibi dövüşmesi. Keskin hareketler yani. 

Serinin İMDB değerinin git gide düşmesinde varmış bir hikmet.

İlk film ne kadar muhteşem di. 2 ve 3 de aklımda neler kaldı ki ? Keanu Reeves'in 35 yaşındaki halinin dışında. 

Reloaded 'de neo seçilmiş kişi olduğuna inanıyor.  İlk filmde öldürdüğü ajan smith daha da güçlenerek ve özgürleşerek tekrar karşılarına çıkıyor. Trinity ölümle yüzleşiyor hatta ölüyor ama neo matrix içinde onu tekrar hayata döndürüyor. Neo, Matrix yaratan mimarla tanışıyor. Etkileyici sahnelerden birisi mimarla konuşma anı. Yani aksiyon dışında izlenecek sahnelerden birisi. Neo aynı zaman da Matrix'in babasının mimar olduğu gibi annesinin de kahin olduğunu öğreniyor. Ve asıl bomba neo ile kahinin konuşmasında çıkıyor. Aslında mimar herşeyin bir denklem üzerine olması gerektiğini savunup ona göre düzen oluştururken, kahin ise tamamen kadersel anlamda herkesin bir seçimi olması gerekitğine inanır ve makinalar ile insanlar arasında olan savaştan sıkılmıştır. Neo ve Smithe aynı programlar yüklenmiştir, birisi pozitif diğeri negatif uçtur. ve bu savaşı hangisi kazanırsa sonucu da o belirleyecektir. Kahin bu nokta da Neo'ya yol gösterici oluyor.

Ve başka bir bilgi ise neo seçilmiş kişilerin 7, sidir. Daha önce de seçilmiş kişiler olmuştur ve her seferinde aynı son ya da aynı denklem üzerine gelişmiştir olaylar. 

3, seri de ise ;
Matrix felsefesini yalamış yutmuş olayı tamamen çözmüş kendini son insan kalesi zion'u kurtarmak için ölümüne adamış neo görüyoruz. 3, film de bol bol dövüş sahnesi var nerdeyse başka birşey yok. Makinalar zion şehrine girmiştir ve insanlar makinalara karşı direniş göstermektedirler. 

Neo ve Trinity makinalar şehrinin merkezine doğru yola çıkarlar. Tam makinalar şehrine varmışken geminin ani fren yapması üzerine trinity'in vücuduna demir çubuklar girer ve trinity hayata gözlerini yumar. Neo artık tek başına makinalar şehrine konuşmak için girer. Makinlarla bir anlaşma yapar.
Anlaşmaya göre neo giderek güçlenen ajan simithi yok edecekdir. Smithin güçlenmesi hem insanlık için hem makinalar için tehdit oluşturmaktadır. 

Matrix de son dövüş başlar. Neo, smith ile aynı olduklarını bildiğinden beri smithi yok edecek yolu da bilmektedir. Neo, Smithde bulunan virüsü kendine bulaştırarak hem kendinin hem de smithi ölmesine neden olur. İnsanlık ve makinalar arasında barış sağlanır.

En son kahin park da rahatça sigarasını içerken, mimar onu ziyaret gelir.  


23 Eylül 2016 Cuma

Endoskopiden Korkmalımıyız ?

Ben çok korktuğum için yıllarca mide ağrısı çektim. Endoskopi yapılcağını bildiğim içinse hiç doktora gitmedim. Basit ilaçlarla idare etmeye çalıştım hep. Hepimizin bildiği çiğneme tabletleriyle işi yürüttüm diyebilirim. 

Ta ki artık mide ağrılarım dayanılmaz nokta ya varınca doktora gitmek şart oldu.Neyse ki artık devir değişmiş ve endoskopi genel anestezi ile yapılabiliyormuş. 

Bunu öğrenince nasıl mutlu oldum anlatamam. Devlet hastaneleri endoskopi için çok süre atar dediler, bekleyemicem için özel hastaneleri araştırmaya başladım. 

Ankarada bulunan bütün hastaneleri aradım diyebilirim. Genel anestezi ile endoskopi yaptırmak istiyorsanız fahiş fiyatlar veriyorlar. Yanılmıyorsam Medicanaydı 580 tl sadece endoskopi fiyatı verdi + muayene ücreti.  Bana göre ciddi para.

Benim bütçeme en uygun hastane magnetti ki iyi ki orayı tercih etmişim doktoru da çok iyi. Yaptırmak isteyenler varsa fiyat konusun da da daha sonra bilgi verebilirim.Şimdi reklam yapıyor gibi olmasın. 

Muayeneye gittiğimin ertesi günü rica minnet endoskopiyi de yaptırdıım. Endoskopi de öncelikle elinizden damar yolu açılıyor. Ve damar yolu çok acıyormuş canım birtek o zaman yandı.Sonra sizi endoskopi odasına alıyorlar heycandan etrafa bakmamışım hiç zaten hemen yatırdılar. Ağzınıza emzik gibi birşey takıyorlar siz uyuduktan sonra ordan hortumu salıyorlar. Burnunuza da hortum takıyorlar ve damardan anesteziyi veriyorlar. Filmlerde ki gibi görüntü birkaç saniye içinde bulanıklaşıyor ve rüya ya dalıyorsunuz. 5-10 dk lık bir işlem ardından uyandırıyorlar sizi, uyanırken doktorlara neden beni uyandırdınız rüya görüyordum dediğimi hatırlıyorum. Doktor da dışarda uyumaya devam et dedi. Endoskopiye hazırlanma süreniz ve tamamlanması kendinize gelmeniz felan 30 dk lık bir zaman alıyor. Hiçbirşeyin farkında olmadan olup bitiyor herşey. Anesteziden de korkmaya gerek yokmuş, Korkmayın yani hemen gidip yaptırın.

Sonuçlarıma gelirsek her 3 insandan 1 görülen kronik gastrit ve midemde mikrop varmış.10 günlük antibiyotik tedavisi sonrası şimdi farklı ilaçlarla tedaviye devam ediyoruz. 

Dün çok şiddetli mide ağrısı şikayeti ile acil doktoruma gittim. Tahlilleri yeniden yaptırdım ve yeni ilaçlar yazdı. Mide rahatsızlığı olanlar için söyleyim özellikle bahar mevsimleri mide rahatsızlığını tetikleyen, azdıran zamanlarmış. Benim ağrımı tetikleyinin domates olduğunu duyunca çok şaşırdım. Yediğim birkaç tane hormonsuz bahçe domatesi beni resmen tepe taklak yaptı. 

Midemiz için aman dikkat arkadaşlar, domatesden uzak durun. 



22 Eylül 2016 Perşembe

Angelina ve Brad Neden Boşandı

Gece gece okuduğum habere bak iyi mi.  Nette gezinirken karşıma bu haber çıkınca yine sallıyorlar bi ayıramadılar gittiler derken bu kez haber doğruymuş. Çiftin avukatları resmi açıklama yapmış. Bildiğiniz boşanıyorlar.

Çİft 2004 yılında ilişkiye başlamış 2014 yılında evlenmiş 2016 boşanıyorlar demek ki nikah da keramet yokmuş. Evlilik aşkı öldürüyormuş işte, kadın zaten kurumuş kalmıştı boşa değilmiş.

Angelina'nın çocuk sevgisini hepimiz biliyoruz 6 çocuğunun da vekaletini istemiş, brad de vermem çocuklarımı bende çocuklarım için savaşacağım diyormuş. Ben holywood yalancısıyım.

Tabi böyle bir ayrılıkta herkes altında acaba kim kimi aldattı da bunlar boşanıyor sorusu geliyor akla.Söylenen göre Brad son filminde beraber oynadığı aktris Marion Cotillard imiş. Kendisini en yakın Başlangıç filmindeki mia karakterinden hatırlarsınız. Hani leo'nun saplantılı eşini oynamıştı. Marion tabi ki inkar edip böyle bir habere çok üzüldüğünü belirtmiş zamanla haberin aslı varmı yokmu çıkar ortaya bakalım.

Bir diğer açıdan bakalım Jennifer Aniston içinden zafer çığlıkları atıyor olabilir. Ee ne demişler etme bulma dünyası bu dünya. 

Diğer bir yöne değinmek istiyorum, tamam hepimiz ahh brad felan diyoruz da gerçekçi olalım biraz adam 52 yaşında ve yaşlandı artık. Adamın en güzel yılların Jenifer Aniston ve Angeline Jolie sürdü zaten, adam yaşlanınca da bıraktılar. Brad Pitt'in kaç yıl daha gideri olabilir ki. Tamam bunlar yaşlandıkça daha da yakışıklı oluyorlar ama sonuçta yaşlılar işte.

George Clooney , Tom Cruise, Keanu Reeves artık hepsi 50 yi devirdi kabul etmek zor olsada. Hatta leo bile artık 40 larının başında. Bizim jenerasyon bunlar için hala ölüyor yani gençlerin bu isimlere takıldığını sanmıyorum.

Konudan sapmayalım, boşanmasalardı iyiydi seviyorduk onları öyle alışmıştık şimdi bradi başka  bir kadınla ve jolie yi başka bir adamla görmek bizler için bile zor olacak ki çocuklarının durumunu düşünemiyorum. Çocuklar için bari devam etselerdi. 

O değil de bütün dünya şimdi bunları konuşuyor ya, nasıl bir duygudur acaba. Dünya üzerinde herkes senin boşanmanla ilgileniyor. Ünlü olmanın laneti bu.

19 Eylül 2016 Pazartesi

MATRİX

1999 yılında gösterime girip kelimenin tam anlamıyla ortalığı kasıp kavuran film. Hatta matrix felsefesi okullarda ders olarak daha gösterilmiş. Bu bilgiyi okuduğum da şaşırmıştım fakat filmi tekrar izlediğim de hak verdiğimi söylemeliyim.

Film gösterime ilk girdiği zamanlar da yaşım bir hayli gençti hatta küçüktüm dile kolay filmin üzerinden 17 yıl geçmiş. O zamanlar filmi şöylesine izlemiştim ve filmi anlamamıştım bile. Yani neo kırmızı hap yerine mavi hapı tercih etmiş olsaydı nolur du sorusuna hakim değildim. 

Hatta hep Morpheus 1999 senesine nasıl gitti, bir kez gittiyse neden bir daha gidemedi gibi sorular hep beynimdeydi. Geçen gece hadi şu filmi baştan bir izleyim dedim. Ve filmi hep yanlış anladığım fark ettim. 

Yapay zeka dünyayı ele geçirir, insanlar ve makinalar savaşında insanoğlu makinaların gücünü güneşten aldığını bildiği için havayı karartırlar, makinaların güç kaynağı olmayınca insanlardan yayılan elektrikle varlıklarını sürdürmeye devam ederler ve insanoğlunu kendileri için ürün haline dönüştürürler. 

İrsanlar tarla da uyurken insan zihnini Matrix adını verdikleri programın içine hapsederler. İnsanlar aslında rüyadadırlar fakat gerçek hayatta olduklarını düşünürler. İnsan beyni matrixi gerçeklik olarak algılar. 

Neo matrix programı içinde yaşayan insanlardan birisidir ve matrix içinde birşeylerin ters olduğunu düşünerek yıllarca matrix ve morpheusu araştırır. Morpheus ise matrixde doğan  insanlara tekrar dünyayı kazandıracak bir kurtarıcıya inanır ve matnix içinde bu kişiye araştırır. 

İşte Morpheus, Neo'nun bu kişi oludğuna inanır. Öncelikle matrix içinde neo'ya yardım eder ve meşhur hapları önerir. Mavi hap düş ülkesinde yaşamaya devam etmektir, Kırmızı hap ise gerçekliğe dönmesine yardımcı olacaktır.

Neo kırmızı hapı tercih etmesiyle makinaların hüküm sürdüğü insan tarlasında uyanır. Tarladan neo'yu yine morpheus ve ekibi kurtarır. Neo'nun gerçeklikte hikayesi başlar. 

Neo gerçekten seçilmiş kişimidir ? 2 ve 3 de hatırlamıyorum onlarıda yeniden izleyeceğim ve yazmaya devam edeceğim. 

Filmi tam hatırlayamayanlar için birkez daha izlemenizi tavsiye ederim. Umarım 2 ve 3 de de film bu şekilde devam eder, Film içerdiği felsefeden çıkıp tamamen aksiyon kırdılı dövüşlü filmlere dönüşmez umarım.

İyi Seyirler.

17 Eylül 2016 Cumartesi

Younger Dizisi


Younger dizisini TLC tanıtımın da hep görürdüm ama bir türlü elim izlemeye gitmezdi ta ki geçenler de can sıkıntısından çerezlik izlenecek birşeyler arayana dek. 

Şu anda yayınlanmış 2 sezonu var her sezon 12 bölümden oluşuyor ve bütün sezonları iki güne kalmadan bitirdiğimi söylesem ?

Dizi acayip sardı, bölümleri 25 dk dan oluşuyor. Ne olduğunu anlamadan bitiyor ve kendinizi peş peşe bölümleri izlerken buluveriyorsunuz. 

40 yaşında ki liza esinden boşanmıştır, lisa'nın hindistan da okuyan bir de ergen kızı vardır ve masraflarını karşılamak için çalışmak zorundadır. Lakin liza ilerlemiş yaşından dolayı iş bulmakta zorlanır mesleği olan yayıncılık sektörü gençlerin elindedir ve kimse orta yaşlı bir kadını işe almak istemez. 

Liza bu konu hakkında arkadaşına bar da dert yanarken josh isimli genç liza'yı 26 yaşlarında sanarak liza'ya kur yapar. Liza bu durumu kullanarak kendi yaşını 26'ya çeker ve bir yayıncılık firmasında işi pazarlama bölümü asistanı olarak işi kapar. 

Aynı firmada çalışan kelsey (hillary duff) ile de yakın arkadaş olurlar, 2 sezon boyunca liza ve arkadaşlarını keyifle izliyoruz. Gerçekten çok eğlenceli, ve liza gerçekten 20 li yaşlarında görünüyor, inanamadım. Nette araştırmam üzere liza gerçekten 41 yaşındaymış. Tamam yanakları hafif sarkmaya başlamış ama 40 lı yaşlarıma geldiğim de liza gibi görünsem daha ne isterim ki, 

Eğlenceli birşeyler izlemek istiyorsanız kesinlikle younger dizisine başlayın. 2 arkadaşımı şimdiden dizinin fanatiği yaptım bile.

16 Eylül 2016 Cuma

Karadeniz Ereğli

Karadeniz Ereğli'ye gittiniz mi hiç ? Gitmediyseniz  Karadeniz'in bu ilçesini mutlaka görmelisiniz.

Bir kere ereğli de trafik lambası yok, ve insanlar korna'ya basmıyor. Arada tek tük korna sesi duyabilirsiniz, bu korna'ya basan araçlarda hangi şehirden gelenler tahmin edersiniz. İstanbul...

Peki trafik lambasının olmadığı bir ilçe de karşıdan karşıya nasıl geçeceğiz ? 

Siz yolun diğer tarafına geçmek istediğiniz zaman araçlar direk duruyor. İnanabiliyor musunuz ? Tek kişi olsanız daha araç durup size yol veriyor. 

E biz alışık olmadığımız için önce araçlar geçsin diye bekliyoruz. Araç içindekiler bize işaret ediyor lütfen siz geçin diye, Biz şok. Sanki Türkiye de değiliz.

Duran aracın arkasında trafik oluyor bazen ve yine de kimse kornaya basıp 'Hadi kardeşim yürüsene ne yol veriyorsun" diye el kol hareketi yapan, yandan geçerken araca ters ters bakan, ehliyetini pazardan mı aldın diyen kimse yok. Gerçekten kimse yok.

Ereğli'ye öyle hayran kaldık ki, her yerde ereğli'den bahsediyoruz. 

Belediyecilikse işte belediyecilik bu'dur. 

Sahil kenarı çay bahçeleri ile çevrili, belediyenin de ayrıca çay bahçesi var. Sokaklar ter temiz, yerlerde çöp yok. Akşam ritüeli çay bahçesine inip, çay ,çekirdek ve okey oynamak. Herkes çekirdek çitliyor ama sokaklar tertemiz. Çünkü insanlar çekirdek kabuğunu sokağa atmıyor. Çekirdeğinizi çitlemeniz için kafelerden hemen yemişlik geliyor.

Akşamları balık ekmek satanlar, midye dolma, mısır, dondurma, el eşyası satanlar, sahil boyu. Tamam her turistlik ilçede böyle ama burada turist yok. Kendi halkı, homojen yapısını koruyor. Zaten turist gitmezmiş oraya, neden gitmiyorlar hayret doğrusu ? 

Ve insanı inanılmaz yardım sever. Görgülü hitap etmesini bilen kişiler. Ereğli halkına selam olsun hep böyle olun. İnanın buraya gittiğiniz zaman türkiye de böyle bir yer var mı diye düşünmenize neden oluyor. 

Fiyatlar ise Ankara ile aynı. Otobüs fiyatları bile aynı. Ucuz bir ilçe değil, demir çelik fabrikaları ile çevrili olduğu için ve halkının çoğu fabrikalarda çalıştığı için gelir seviyesinin yüksek olduğunu duyduk. Ne kadar doğrudur bilinmez. ama Ankara dışında bir yerde yaşamak zorunda olsaydım Ereğli de yaşamak isterdim. 

Sessiz, sakin huzur dolu bir şehir. 

12 Eylül 2016 Pazartesi

Eş Şeyh Hallacı Mahmud Hazretleri - Er Dede Fatiha Bekliyor

Hallacı Mahmud Hazretleri'nin adını bende bugün ilk kez duydum. Kendisi Hacı Bayram Veli Hazretlerinin hocası olurmuş. Hatta türbesi Hacı Bayram Veli hz'nin türbesine çok yakın. Gitmek isteyen olursa ki eğer Hacı Bayram Veli hz. ziyaret ederseniz. Mahmud Hazretlerine uğrayıp bir fatiha okumadan gitmeyin. Türbesinin yeri için, hale giriyorsunuz ve içeriye doğru gitmeden hemen sağ tarafta kalıyor. Çok kolay bir yerde ama pek ayak üstü olmadığı için maalesef kimse bilmiyor.
Bugün yani arefe gün Hacı Bayram Veli hz ziyaret sonrası, bir abim beni Mahmud Hazretlerinin türbesine de götürdü. Ziyaret edip dua etmek nasip oldu. 

Türbesi küçük, tertemiz, huzur kaplı  ama ziyaretçisi yok. Ankara da sanıyorum ki kimse bilmiyor kendisini, oysa ki oda bizim manevi sultanlarımızdan.

Kendisini Evliya Çelebi'nin rüyasından tanıyoruz. Evliya Çelebi şöyle anlatıyor ; 

Er Sultan hazretleri (Allah sırrını azîz etsin), Evliyâ Çelebi’nin anlatımıyla “duâsı kabul olunan, tarikatın nuruna mazhar, hakikat sırlarını keşfeden, bilgi yolunun talipleri, irfan kervanbaşı”dır.[1]
Hicri 1058 yılının Rebiulâhir’inde (Nisan-Mayıs 1648) Ankara’ya gelen Evliya Çelebi “Seyahatnâme”sinde Er Sultan hazretlerinin türbesini ziyaret eder ve kişiliği hakkında bilgi verir. Evliya Çelebi “Şeyh Hazret-i Er Sultan ziyareti”ni şöyle anlatır:
“Mübârek isimleri Mahmud’dur. Yine Ankara içinde dünyaya gelmiştir. Kadirî tarikatından Şeyh Hamid hazretlerinin şeyhlerindendir. Nice bin keşif ve kerâmetleri görülmüştür. Tanrı’ya hamd olsun bu hakire de ziyareti nasip olup rüyamızda görüp âhiret yurdunda iken irşâdlarıyla hissedar olduk. Allah rahmet eylesin. Ankara içinde Ağaçpazarı’nda küçük bir türbede yatmaktadırlar. Herkesin ziyaret ettiği bir yerdir. Allah sırrını azîz etsin.”[2]
Evliya Çelebi’ye göre Kadirî şeyhi olan Er Sultan (Mahmud Efendi), Hacı Bayrâm-ı Veli hazretlerinin de hocası olduğunu zikreder. “Bayramiyye tarikatı, Hamidiye tarikatının başka bir koludur. Zira Hacı Bayrâm-ı Velî, Şeyh Hamid hazretlerinin öğrecilerinden olup fakirlik cihazını onlardan kabul ettiği için Hamidiye tarikatından ayrılarak Bayramiye tarikatını kurmuşlardır” diyen Evliyâ Çelebi, Ankara’da onsekiz tekke/dergâh olduğunu da vurgular.[3] “Rüyamızda görüp âhiret yurdunda iken irşâdlarıyla hissedar olduk” diyerek O’nun velâyetini tasdik eder.[4] yazının devamı için kaynak linke tıklayınız.